Yeni Türk Edebiyatı’nda Nazım Biçimleri

Konu 'Türk Edebiyatı Ders Notları' bölümünde EsrarLı_GözLer tarafından paylaşıldı.

  1. EsrarLı_GözLer

    EsrarLı_GözLer Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    7 Aralık 2007
    Mesajlar:
    1.954
    Beğenileri:
    397
    Ödül Puanları:
    36

    Kurallı Nazım Biçimleri

    …Sone…
    İlk iki bendi dörtlük, son iki bendi üçlük on dört mısradan oluşan nazım şekli. Önce İtalyan edebiyatında kullanılmış, sonra Fransız edebiyatına, oradan da diğer Avrupa edebiyatlarına geçmiştir. Edebiyatımızda ilk Cenab Şahabeddin’in sone şeklinde şiir yazdığını görüyoruz. Servet-i Fünûn şairlerinin hemen hepsi bu nazım şeklini benimser.
    Sone kafiye sistemi üçe ayrılır:
    1. İtalyan tipi: Kafiye şeması abba, abba, ccd, ede
    2. Fransız tipi:
    Kafiye şeması abba, abba, ccd, eed (İtalyan ve Fransız tipi sone arasındaki tek fark son üçlüğün düzenindedir.)
    3. İngiliz tipi:
    Mısra sayısı değişmemekle beraber ilk on iki mısra tek bir bend, son iki mısra da ayrı bir bend halinde yazılırlar.




    Özellikleri:
    1. Genel olarak kısa şiir, türkü demektir.
    2. 14 mısradan oluşan ve daha çok lirik konuların işlendiği bir nazım şeklidir.
    3. İlk iki bent dörder, son iki bent üçer mısradır.
    4. Kafiye örgüsü şöyledir. abba abba ccd ede
    5. Türk şairleri sonenin kafiye örgüsünde serbest hareket etmişlerdir.
    6. Edebiyatımıza Servet-i Fünun döneminde Fransız Edebiyatı etkisiyle geçmiştir.
    7. Tevfik Fikret ve Cenap Şehabettin bu türün örneklerini çok vermişlerdir.

    KUŞLAR
    Bütün yaz bahçelerde ötüşen minimini
    Kuşların o sevdalı sesleri işitilir
    Onların Allah yollar sularını, yemini,
    Onlar yalnız uçmayı ve ötmesini bilir.

    Biri bir dalda yorgun, bir çılgın, havada
    Biri daha ötede öter, durmadan öter
    Akşam olunca döner, birleşirler yuvada
    Melekler bu yuvayı kanatlarıyla örter

    Gönül sen de kaygısız, bu kuşlara benzersin
    Dilerim Allah’ımın rahmeti eksilmesin
    Baharın bu zavallı kuşları üzerinden

    Onlar baharın ruhu, kırların neşesidir
    O sevdalı kuşların musikisi, sesidir
    Bana şiirlerimin ahengini öğreten

    A. Kutsi Tecer
  2. EsrarLı_GözLer

    EsrarLı_GözLer Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    7 Aralık 2007
    Mesajlar:
    1.954
    Beğenileri:
    397
    Ödül Puanları:
    36
    …Terza Rima…
    Terza Rima üçer mısralık bentlerle yazılmış bir nazım şekilidir. Bent sayısı belirsizdir. Tek bir mısra ile sona erer. Kafiye şeması şöyledir: Aba bcb cdc ded e. İlk olarak İtalyan edebiyatında görüldü. Dante İlahi Komedya’sını bu nazım şekliyle yazdı. Edebiyatımızda terza rima’yı Tevfik Fikret, Şehrâyîn adlı tek şiirinde denemiştir. 1908’den sonra pek kullanılmamıştır. Bu biçimde yazılmış kısa şiirlerin son mısrasının kuvvetli olmasına dikkat edilir.



    1. İtalyan edebiyatı’na mahsus bir nazım şeklidir.
    2. Üçer mısralık üç bent ve sonda yer alan tek mısradan oluşur. Yani Üç dizeli bentlerden oluşur, son bent tek dizeden meydana gelir.
    3. Kafiye düzeni, örüşük kafiyedir; aba, bcb, cdc, d şeklindedir.
    4. Dante’nin İlahi Komedyası terza-rima örneğidir.
    5. Edebiyatımızda terza-rimayı ilk önce Servet-i Fünûncular kullanmıştır.
    6. Servet-ı Fünun şairleri tarafından batıdan alınarak edebiyatımıza kazandırılmış nazım biçimidir.

    Not: Terza-rimaya uyak düzeni nedeniyle örüşük uyak da denilir.
  3. EsrarLı_GözLer

    EsrarLı_GözLer Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    7 Aralık 2007
    Mesajlar:
    1.954
    Beğenileri:
    397
    Ödül Puanları:
    36
    …Çapraz Kafiye…
    1. Dörtlüklerden oluşur. Dörtlük sayısında sınır yoktur.
    2. Kafiye örgüsü abab cdcd efef şeklindedir.
    3. Her şey konu olabilir. Bunun için de çok yaygındır.



    MEHLİKA SULTANMehlika Sultan’a âşık yedi genç
    Gece şehrin kapısından çıktı;
    Mehlika Sultan’a âşık yedi genç
    Kara sevdalı birer âşıktı


    Bir hayâlet gibi dünya güzeli
    Girdiğinden beri rü’yâlarına
    Hepsi meshur, o muamma güzeli
    Gittiler görmeye kaf dağlarına

    Mehlika’nın kara sevdalıları
    Vardılar çıkrığı yok bir kuyuya Mehlika’nın kara sevdalıları
    Baktılar korkulu gözlerle suya


    Mehlika Sultan’a âşık yedi genç,
    Seneler geçti, henüz gelmediler;
    Mehlika Sultan’a âşık yedi genç
    Oradan gelmeyecekmiş dediler

    Yahya Kemâl Beyatlı
  4. EsrarLı_GözLer

    EsrarLı_GözLer Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    7 Aralık 2007
    Mesajlar:
    1.954
    Beğenileri:
    397
    Ödül Puanları:
    36
    …Sarma Kafiye…
    1. Dörtlüklerden oluşur, dörtlük sayısı sınırlı değildir.
    2. Kafiye örgüsü; abba cddc effe şeklindedir.
    3. Konu sınırlaması yoktur.




    MÜNZEVÎ
    Bir sonbahar akşamı… Sahillerdeyim
    Gamlı bir heykel gibi kayalarda ben
    Dağınık saçlarımdan pervasız esen
    Rüzgârların elinde bir kırık neyim

    Engin bana yâd eder yetimliğimi,
    Gözyaşlarıyla düşer dalgalar kuma
    Issız bir yoldayım ki hasta ruhuma
    Herkes yabancı: Kimden sorayım kimi?

    Gökler esmer ve derin, sular dalgalı
    Sahilden uzaklaştı son yolcular da;
    Enginleri dinliyor yalnız kenarda
    Sararmış bahçesiyle virân bir yalı

    Dumanlarla örtülen bir deniz gibi
    Canlanıyor en hazin dalgalar bende
    Bekliyoruz yuvanı şimdi bahçende
    Ben kimsesiz, ağaçlar kimsesiz gibi

    Faruk Nafiz Çamlıbel
  5. EsrarLı_GözLer

    EsrarLı_GözLer Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    7 Aralık 2007
    Mesajlar:
    1.954
    Beğenileri:
    397
    Ödül Puanları:
    36
    …Düz Kafiye…
    1. Her beyti kendi arasında kafiyelidir.
    2. Kafiye örgüsü, aabb cc ‘dir.
    3.Düz kafiye ile istenilen uzunlukta şiirler yazılabilir.

    Not: Bu nazım şeklinin kafiyelenişi Klâsik (Divan) Türk Şiirindeki mesnevi ile aynı olduğu için bu nazım şekline Yeni Mesnevi de denir.


    AKINCI

    Bin atlı, akınlarda çocuklar gibi şendik
    Bin atlı, o gün dev gibi bir orduyu yendik
    Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: ilerle!
    Bir yaz günü geçtik Tuna’dan kafileyle…

    Şimşek gibi bir semte atıldık yedi koldan
    Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan.

    Bir gün dolu dizgin boşanan atlarımızla
    Yerdin yedi kat arşa kanatlandık o hızla
    Cennetle bugün gülleri açmış görürüz de
    Hâlâ o kızıl hatıra titrer gözümüzde
    Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
    Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik

    Yahya Kemâl Beyatlı
  6. EsrarLı_GözLer

    EsrarLı_GözLer Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    7 Aralık 2007
    Mesajlar:
    1.954
    Beğenileri:
    397
    Ödül Puanları:
    36
    Serbest Nazım Biçimleri

    …Serbest Müstezat…
    1. Bu nazım şeklinde uzun, kısa, çok kısa dizeler bazen düzenli, bazen de düzensiz olarak tekrarlanırlar.
    2. Kısa mısraların ölçüsü, şiirin ölçüsünün bir parçasıdır.
    3. Kafiye düzeni belirli bir kurala bağlı değildir.
    4. Aruz ölçüsüyle yazılır.
    5. Edebiyatımızda özellikle Servet-i Fünûn ve Fecr-i Âtî şairlerinin kullanığı bir

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    dir.


    Not 1: Bu nazım biçiminde düşünceler, dizeden dizeye atlayarak devam eder. Nazım, giderek nesre yaklaşmış olur.
    Not 2: Serbest müstezat, serbest nazıma geçişi sağlamıştır.


    KIŞ
    Yine kış,
    Yine şems-i mesâda (akşam güneşi), ah o bakış,
    Yine yollarda serseri dolaşan
    Âşiyânsız tuyur-ı pür-nâliş( inleyen yuvasız kuşlar)
    Tehi kalan ovalar
    Sükût eder sanılır mevsimin gumûmuyla
    Harab olan sarı yollarda kalmamış ne gelen,
    Ne giden,
    Şimdi yalnız kavafil-i evrâk (yaprak yığını)
    Mütemadî sürüklenir bir uzak
    Ufk-ı pür-ıztırab u nermide.
    Yine kış, yine kış
    Bütün emelleri bir ağlayan duman sarmış


    Ahmet Hâşim
  7. EsrarLı_GözLer

    EsrarLı_GözLer Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    7 Aralık 2007
    Mesajlar:
    1.954
    Beğenileri:
    397
    Ödül Puanları:
    36
    …Serbest Nazım…
    1. Genellikle ölçü ve kafiyeye bağlı bulunmayan, dizelerindeki hece sayısı değişik olan şiirlerdir.
    2. Servet-i Fünûn’dan sonra kullanılmaya başlanan bu nazım şekli günümüzde çok yaygınlaşmıştır.
    3. **çü ve kafiye şiire ahenk verir. Serbest nazımlarda ise bu ahenk aliterasyon ve asonanslarla sağlanır.
    4. Serbest nazmın, şairlerin kullanışlarına göre pek çok çeşitleri vardır. Bunun için de henüz belirginleşmiş bir kuralı yoktur.



    ANLATAMIYORUM
    Ağlasam sesimi duyar mısınız,
    Mısralarımda;
    Dokunabilir misiniz,
    Gözyaşlarıma, ellerinizle?
    Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
    Kelimelerinse kifâyetsiz olduğunu
    Bu derde düşmeden önce.
    Bir yer var, biliyorum;
    Her şeyi söylemek mümkün;
    Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
    Anlatamıyorum.

    Orhan Veli Kanık

Sayfayı Paylaş