Yeryüzü Şekilleri - Deniz

Konu 'Coğrafya Ders Notları' bölümünde Lethe tarafından paylaşıldı.

  1. Lethe

    Lethe Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    12 Nisan 2010
    Mesajlar:
    8.551
    Beğenileri:
    8.201
    Ödül Puanları:
    113

    Yerkürenin yaklaşık dörtte üçü deniz sularıyla kaplıdır.Bunun önemli bir bölümü Güney Yarıküre'de yer alır. Kıtaların arasındaBüyük Okyanus, Atlas Okyanusu ve Hint Okyanusu bulunur. Bunlarınkıtaların içine girmiş ya da arasında kalmış parçalarına da kenardenizi adı verilir. Deniz suyunda görülen hareketlere akıntılar, gelgitve rüzgarlar yol açar.


    Deniz Suyu
    Karaların üstündeki sularla deniz suyuarasındaki en önemli ayrım içerdikleri tuz oranında görülür. Denizsuyunun tuzluluğu okyanuslarda ortalama binde 35’tir, yani 1.000 grsuda 35 gr tuz bulunur. Buna yüzde 88,8 oranındaki klo bileşimlerineden olur; en büyük pay da yüzde 77,7 ile sodyum klorüre, yani sofratuzuna aittir.

    Denizsuyunda çözülmüş halde magnezyum klorür, magnezyum sülfat, potasyumklorür, potasyum sülfat, kalsiyum karbonat ve kalsiyum sülfat ileçeşitli brom bileşikleri de bulunur. Bir denizin tuzluluk oranı buharlaşmaya ve o denize karışan tatlı sulara bağlı olarak değişebilir. Azsayıda akarsuyun döküldüğü ve buharlaşmanın yüksek olduğu Kızıldenizgibi denizlerde tuzluluk oranı binde 40’a, hatta daha yukarı çıkabilir.Buna karşılık Baltık Denizi gibi buharlaşmanın görece az, dökülenırmakların da fazla olduğu yerlerde tuzluluk oranı binde 3-20 arasındadeğişir.
    Güneş ışınları denizleride ısıtır. Onun için, özellikle Ekvator çevresinde deniz yüzeyindekisuyun sıcaklığı 30 dereceye kadar çıkabilir. Kutuplara doğru isesıcaklık düşer ve su, tuzluluk oranına göre –1 ile –1,9 derecelerarasında donar.
    Deniz Sularının Hareketi

    Rüzgar, gelgit ve akıntılar deniz suyunda hareketlere yol açar. Rüzgarlarve fırtınalar denizde yalnızca dalgaların oluşmasına yol açmaklakalmaz, aynı zamanda denizin 100 m derinliğine kadar inebilenetkileriyle akıntılara da neden olabilir. Muson ya da alize gibisürekli esen rüzgarlar dünyanın dönmesine de bağlı olarak, KuzeyYarıküre’de sağa, Güney Yarıküre’de de sola doğru yol alan akıntılaroluştururlar. Suyun tuzluluk oranı ile sıcaklığına bağlı olarak denizsuyu yoğunluğunda ortaya çıkan farklılıklar da akıntılara nedenolabilir. Bunun sonucunda Humboldt gibi soğuk ve Gulf Stream gibi sıcaksu akıntıları ortaya çıkar ve bunlar çevrelerindeki iklim koşullarınıda etkiler. Akıntılar nedeniyle bir yerden boşalan suyun yerine ya yüzeyden ya da denizin altından karşı akıntıyla yeni su kütleleri gelir ve böylece deniz suyunda sürekli bir hareket görülür.

    Deniz suyu hareketlerineyol açan bir başka etken de gelgittir. Gelgit Ay ile Güneş’in denizsuyu üstündeki çekim gücünden kaynaklanır. Dünya’nın dönmesi ile ortayaçıkan merkezkaç gücü de onlara katılır. Dünya’nın Ay’a dönük yüzündekisular kabarırken, öteki yerdekiler alçalır. Ay, Dünya çevresindedolaştıkça kabarma bölgesi de yer değiştirir. Ay, Dünya’nın herhangibir yerine göre tam çevrimini 24 saat 50 dakikadatamamladığından, yarım günlük gelgit periyodunun süresi 12,5 saattir.Aynı biçimde Güneş de 24 saatlik günlük gelgitlere neden olur. Güneş’inkütlesel çekim kuvvetinin Ay’ınkinin yüzde 46’sı kadar olduğusaptanmıştır.
    Dünya, Ay ve Güneşüçlüsünün konumlarına göre gelgit kabarmaları ya da alçalmaları ortayaçıkar. Bu gökcisimlerinin üçü de aynı doğru üstündeyse Ay ve Güneş’inçekim kuvvetleri birbirine eklenir. Ama bir dik açı oluşturacak biçimdedururlarsa, Ay ile Güneş’in çekimkuvvetleri birbirlerini zayıflatır. Gelgit olaylarının etkilerikaraların konumuna göre değişir. Örneğin kıyılarda, özellikle de ırmakağızlarında haliçler oluşabilir ya da sular yükseldiği sırada fırtınaçıkmasıyla su baskınları ortaya çıkabilir.
    Deniz Tabanı
    Deniztabanının profiline bakılacak olursa 200 m’ye kadar yavaş yavaşalçaldığı görülür. Bu noktadan sonra birden hızlı bir düşüşüngözlendiği kıta sahanlığı başlar. Derin denizlerin derinliği4.000-6.000 m arasında değişir. Burada ayrıca daha derinlere inençukurlar da vardır. Bu çukurlara örnek olarak derinliği 11.034 m olanMariana Çukuru verilebilir. Ayrıca okyanusların ortasında okyanus sırtıolarak bilinen, yaklaşık 1.500 km genişliğinde bir deniz altı dağzinciri uzanır. Bunların zaman zaman su yüzüne kadar çıkanuzantıları, Asor Adaları’nda olduğu gibi, adalar zinciri oluşturur.Okyanus sırtının her iki yanında 20-50 km genişliğindeki çöküntüalanları uzanır. Bu çöküntü alanlarından tabana doğru yükselen magmaokyanus tabanının yenilenmesine yol açar. Okyanusların tabanındaki sırtve çöküntü sistemleri yerkabuğunu oluşturan levhaların tektonikhareketlerinin ve kıtaların sürüklenmesinin bir sonucudur. Deniztabanının profili adalardan, çukurlardan, hendeklerden, platolardan vebaşka yükseltilerden oluşur.
    Deniz tabanıpek çok çökeltinin yanı sıra, magmanın oluşturduğu korkayaçlarlakaplıdır. Deniz altındaki yanardağların püskürttüğü lavlardan oluşantipik bir kayaç türü de yastık kayaçtır. Bu kayaçların yastıkbiçimindeki görünümü lavların su altında çok hızlı bir biçimdesoğuyarak katılaşmasından kaynaklanır. Deniz tabanındaki yanardağlarınpüskürmesi, Kızıldeniz’de olduğu gibi mineral yataklarının oluşmasınada yol açabilir. Derin denizlerin bir özelliği de manganez içerenyumrulardır. Bunlar geçen yüzyılın sonundaki ChallengerAraştırma Seferi sırasında bulunmuştur. Okyanus tabanının yaklaşıkyüzde 10’unu kapladığı sanılan bu manganez-demir bileşiklerinin çapıbirkaç santimetreden birkaç metreye kadar değişebilir. Bu yumrularınbin yılda 0,1-1 mm kadar büyüdüğü bilinmekle birlikte ortaya çıkışnedenleri bugüne değin açıklanamamıştır. Deniz tabanını kaplayan birbaşka madde de tortullardır. Bunların başında deniz tabanının yaklaşıkyüzde 28’ini kaplayan derin deniz killeri gelir. Ayrıca ışınlılar,denizkelebekleri ve diyatomeler gibi ölmüş mikroorganizmalarınoluşturduğu bir çamur katmanı da derin deniz diplerinde birikmiştir.Karaya yakın sığ suların tabanlarında ince parçalı tortulların yanısıra, daha iri parçalı kum ve çakıllarla mercan resifleri görülür..

Sayfayı Paylaş