Yıkık Ağustos...

Konu 'Alıntı Şiirler' bölümünde yusufyuce tarafından paylaşıldı.

  1. yusufyuce

    yusufyuce Üye

    Katılım:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    1.738
    Beğenileri:
    714
    Ödül Puanları:
    114

    -Yıkık Ağustos-
    I

    Üzerine düşen
    - iri ela gözlerin gölgesinde
    Bir avuç su
    -küçük kasede-
    içinde birkaç yasemin

    bayılırdı bu kokuya küçük kız
    Kaybettiği ablasını hatırlatırdı


    II

    Karşısında daha da iri bakışlarla
    Güçlü duruşunun altında
    Bitmiş bir kadın...pencerede

    Çeşme’nin sert rüzgarında
    Beyaz beyaz yuvarlanıyor
    Şiir yazdığı kağıtlar
    Yelkenliyle süzülüyor hayalleri

    Anılarda kurumuş Ege’nin tuzu
    Kurağında acı
    Umutları boğuluyor mavisinde

    III

    Elleri değiyor
    -mum kokulu bedenine-
    Gözlerindeki dikenli tellerden
    Süzülüyor kuduz yalnızlığın salyaları

    Arsızca boy gösteriyor saçlarında
    Kaç kabuslu gecenin mezarcısı -yıllar-


    IV

    Küçük kız seyrediyor
    Her zamanki gibi sessizce

    -Anne
    Hadi deniz kıyısına inelim
    Dalgalara bırakmak istiyorum
    Küçük kırmızı sandalımı – diyecek ama

    Boğazında düğümleniyor her seferinde
    Boyu ile aynı tekerlekli sandalyeyi itmeye
    Gücü yok

    Annesinin kalkmaya gücü olsa keşke.

    V

    Zorlanarak attığı birkaç adımdan sonra
    Ellerini tutuyor annesinin
    Gözlerine bakmıyor-bakamıyor-
    Biliyor çünkü
    Altı yıldır aynı yaşlar düşer yüreğine
    Ve altı yıldır aynı sessizlik

    VI

    Dalıp gidiyor annesinin kilitlendiği pencereden
    Martılar nasıl da dans ediyor
    Kıskansa da yüzünde küçük güller açıyor


    VII

    -Anne,
    Ablamla, babam da görüyor mudur kuşları?
    Bu deniz gidiyor ya taa uzaklara
    Bak hani orda bulutlarla birleşiyor
    Oraya kadar gitsem
    Yaseminleri toplayıp bahçeden
    Görür müyüm onları?

    Babam denizi, ablam yaseminleri severdi

    Ben Ağustos’u sevmiyorum artık anne
    Keşke gitmeseydik İstanbul’a
    O zaman hala yanımızda olurlardı değil mi?

    VIII

    Gözlerini yumar küçük kız
    Siyahında kanlı bir film seyreder

    Çatlak duvarlar
    Yıkık binadan çıkartılan çocuklar
    Gözü yaşlı, şaşkın bakışlar

    Durduğu yerde sallanır
    Korkar ve basar çığlığı

    -Anneeee deprem oluyor –
    sarılır annesinin dizlerine

    IX

    Sıcak ve titrek elleri okşar saçını
    Korkma kızım, sadece kalbin hızlı atıyor
    Çatımız yerinde duruyor, aç gözlerini bak.

    X

    Bir küçük kız
    Bir de büyük kadın

    Sesleri hala çatlak
    Soluklarında yıkık duvarların tozu
    Anılarında yıkık bir Ağustos

    XI

    Sahi sizler nasıl unuttunuz?

    ____

    Bugün doğum günün.. ben yıkık anılar altında ezik de olsa gülüşüm yine de söndüreceğim mumlarını can dostum....ela gözlerin ve gülüşüne toz değdirmedim ama çok özledim...rahat uyu.
    Arzu Altınçiçek ​
    --ZeLa-- ve S. Moderatör Dilek bunu beğendi.
  2. --ZeLa--

    --ZeLa-- Üye

    Katılım:
    21 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    179
    Beğenileri:
    51
    Ödül Puanları:
    29
    Hiç unutmadıkki hep aklımızda..
    Zaten artçı sarsıntılar unutturmuyor merak etme..:(
  3. öznur59

    öznur59 Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    362
    Beğenileri:
    67
    Ödül Puanları:
    0
    ben o depremde köydeydim. tek babam istanbul'daydı.

    deprem....tek kalmak...

Sayfayı Paylaş