YILDIZLARIN HAYATLARI

Konu 'Bilgi Köşesi' bölümünde özkan tarafından paylaşıldı.

  1. özkan

    özkan Üye

    Katılım:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    21
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1

    Thierry Daniel Henry


    Thierry Daniel Henry, (doğumu 17 Ağustos 1977, Les Ulis, Fransa) forvet olarak Premier League takımı Arsenal'de kulüp tarihinin ve milli takımın en golcü futbolcusu olarak oynayan bir futbolcudur. Günümüzde futbolun en dinamik futbolcularından biri olarak görülen Henry, modern futbolun ihtiyaçlarını karşılayan bir oyuncudur. Bir forvet olmasına rağmen zaman zaman oyun kurucu özelliğini de gözler önüne seren Henry, bir çok forvetin aksine bencil bir oyun anlayışına sahip değildir. Geleneksel forvetlerin dışında bir görüntüsü olan Henry hava topları da dahil olmak üzere her alanda mücadele ediyor. Orta sahadan top almayı seven, defansına yardıma giden, ince bilek haraketleriyle çalım atan, serbest vuruşlarda topun başına geçen, kornerlerde kafa golü kovalayan Henry, yaratıcılık, hız ve kombinasyonun bir bünyede buluştuğu bir forvet. Henry, dünyanın en zorlu liglerinden biri olan Premier League'de dünyanın en iyi golcülerinden biri olmayı başarmıştır.
    Henry, profesyonel futbol kariyerine Fransa'nın ünlü Monaco kulübünde başlamadan önce Fransa Futbol Federasyonu'nun futbol akademisi olan Clairefontaine'e gitti. Şu anda da teknik direktörü olan zamanın Monaco teknik direktörü olan Arsene Wenger tarafından henüz 17 yaşındayken Monaco forması kendisine teslim edildi. Ancak o dönemde Monaco forvetinden Brezilyalı yıldız Sonney Anderson bulunduğu için Henry, Wenger tarafından kanada yerleştirildi. Monaco'da ön plana çıkan ve 1997 Ekim'de milli takım formasını giymeye hak kazanan Henry ilk kez Güney Afrika karşısında sahaya çıktı. 1998 Dünya Kupası'nda fırtına gibi esen Les Bleus'un başarılı isimleri arasında yer alan Henry kaydettiği 3 golle parladı. 2000 Avrupa Şampiyonası'nı da kazanan ve büyük bir başarıya imza atan Les Bleus'un kadrosunda yine 3 gol kaydeden Henry milli takımın değişmezi ve Avrupa futboluna da kısa sürede damgasını vuracak bir isim olduğunu gösterdi. 2003 Konfederasyon Kupası'na ev sahipliği yapan Fransa'nın değimez ismi olan Henry kupayı kaldıran milli takımın da sergilediği başarılı performansla "Turnuvanın Futbolcusu" onuruna layık görüldü. 1998 Dünya Kupası'nda kendisinden beklenenin çok üzerinde bir performans sergileyen Henry, İtalyan devi Juventus tarafından Monaco'dan transfer edildi. 1999 Ocak'ta 14 milyon pound karşılığında Torino ekibine transfer olan Henry yeniden kanat futbolcusu olarak oynamaya başladı ve yeni tanıştığı katı İtalyan defans anlayışı karşısında zorluk çekti. Bianconeri'de 12 maça çıkan yıldız futbolcu sadece 3 gol kaydedebildi ve Serie A'da beklediği zevki alamadı. İtalya'da bekleneni veremeyen Henry, 1999 Ağustos'da 10.5 milyon pound karşılığında mentoru olan Wenger'in yönetimine geçmiş olan Arsenal'e transfer oldu. Monaco'da kanat oynattığı ve zamanla forvete kaydırdığı genç yıldızından istediği verimi alan Wenger, milli takımda da gol yollarında en öldürücü isim olan Henry'i yeniden forvet hattına oturttu. İlk maçla başlayan Henry fırtınası günümüze kadar neredeyse kusursuz bir şekilde gelmeyi başardı. Arsenal'de geçirdiği 7 sezonda Gunners tarihinin en golcü ismi olmayı başardı. 2005 yazında takım arkadaşı Patrick Vieira'nın Juventus'a transfer olmasıyla birlikte Arsenal'in kaptanı yapılarak onurlandırıldı. Bir çok otoritenin Arsenal tarihinin ve Avrupa'nın "gelmiş geçmiş en iyi golcüsü" olarak gördüğü Henry 18 Ekim 2005'te Sparta Parg'a kaydettiği 2 golle birlikte Arsenal efsanesi Ian Wright'ın 185 golllük rekorunu tarihe gömerek Gunners tarihinin en başarılı ismi oldu. Henry, Arsenal formasıyla 190'dan fazla gole imza atarak tarihe geçerken, bencil olmayan futbol anlayışı ile her zaman takım arkadaşlarını da golle buluşturdu. Bir çok sezon takımın en çok asist veren oyuncusu olan Henry özellikle 2002 - 2003 sezonunda verdiği 20 asistle göz doldurdu. Kuzey Londra'da yaşadığı en büyük hayal kırklığı ise 2001 Aralık'ta futbol sahasında ter dökerken Hampstead'daki 2.5 milyon poundluk evinin soyularak 40.000 poundluk eşyasının çalınması oldu. Bir çok şilt ve ödül almış olan ve takımını rekorlar kırarak şampiyonluğa taşıyan Henry 2003 ve 2004'te FIFA Yılın Futbolcusu ödül töreninde finalist oldu. Arsenal'i Premier League tabelasında sırtlayan Henry, Futbol Yazarları Birliği Yılın Futbolcusu ödülünü ve PFA Yılın Futbolcusu ödülüne ikişer kez kazandı. 2004-2005 Arsenal'in Premier League'de şampiyon olamamasına karşın Thierry Henry Avrupa'da Altın Krampon ödülüne peş peşe 2. kez ulaştı. FIFA Dünya'da Yılın Futbolcusu ödülüne ulaşan Ronaldinho ise ödül töreninde yaptığı konuşmada Henry'i göstererek, Fransız yıldızın bu ödülü hak ettiğini ve onu geride bırakmanın büyük başarılı olduğunu söyleyerek Fransız yıldızı onurlandırdı. Nike, Pro Evolution Soccer, Renault ve Pepsi gibi dev firmaların televizyon reklamlarında boy gösteren Henry bir zamanlar sevgilisi olan İngiliz süpermodel Nicole Merry ile 2003 Temmuz'da evlendi. 27 Mayıs 2005'te ilk çocukları Tea Henry'nin doğumunu kutlayan çift Hampstead Kuzey Londra'da yaşıyor. "Yılın Fransız Futbolcusu" ödülüne 2005'te peş peşe 3. kez ulaşan Thierry Henry, 2000'de de kazandığı bu onurla birlikte toplamda 4. kez en tepede yer alan Fransız futbolcu olmayı başardı
  2. özkan

    özkan Üye

    Katılım:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    21
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    C.RONALDO

    Cristiano Ronaldo, tam adı Cristiano Ronaldo dos Santos Aveiro olup 5 Şubat 1985 yılında Portekiz'in Madeira adasında doğmuştur. Şu anda İngiltere'nin ve dünyanın en ünlü futbol kulüplerinden biri olan Manchester United'da oynamaktadır.

    Fiziki özellik bakımından 1.84 cm boy ve 75 kg ağırlığına sahiptir. Ronald Reagan hayranı olan babası bu yüzden ona Ronaldo ismini vermiştir.

    Manchester United'a 12.24 Milyon Pound karşılığında transfer olmuştur. Bu takımla ilk maçını 16 Ağustos 2003'te Bolton Wanderes a karşı oynamıştır. Manchester United takımının 7 numaralı formasını giymektedir ve ayrıca Manchester United'a gelen ilk portekizli oyuncu olarak tarihe geçmiştir.

    Manchester United forması ile ilk sezonunda Sir Matt Busby Yılın Futbolcusu ödülünü almıştır. 2002/2003 sezonunda 25 maçta forma giymiş ve 3 gol atmıştır. 2003/2004 sezonunda 39 maçta forma şansı bulmuş ve 8 gol atmıştır, ayrıca FA Cup finalinde Milwall ile oynanan maçta forma giymiştir.Daha önce Portekiz'in Sporting Lizbon takımında oynamıştır.Onu diğerlerinden farklı kılan özelliği çok hızlı olması, inanılmaz bilek hareketleri ve çalım yeteneğine sahip olmasıdır. Euro 2004 de yıldızı parlayan oyuncu Portekiz milli takımının vazgeçilmez ilk 11'i arasında bulunmaktadır.

    Günümüzde birçok şirket reklamlarını Cristiano Ronaldo ile çekmeyi istemektedir ve bu yüzden onunla iş yapmak isteyen tonlarca parayı gözden çıkarmak zorundadır. Jessica Miller ile birlikte Pepe Jeans reklamında oynamıştır. Ayrıca Japon otomobil ve motosiklet üreticisi Suzuki şirketinin Suzuki Swift araba reklamında oynamıştır. Bunlar dışında özellikle de Nike şirketinin yarattığı Joga Bonito akımının süperstarları arasında bulunmaktadır.

    Cristiano Ronaldo nun Sporting Lizbon'dan Manchester United takımına transferi çok ilginçtir.İki takımın hazırlık karşılaşmasında Sporting Lizbon forması giyen yıldız Manchester United'a karşı adeta tek başına oynayarak takımının kazanmasını sağlamıştır.Böylece Cristiano Ronaldo'yu çok beğenen Manchester United takımı yıldız futbolcuyu transfer etmiştir.
  3. özkan

    özkan Üye

    Katılım:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    21
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    ricardo Quaresma

    Ricardo Andrade Quaresma (d. 26 Eylül 1983 Lizbon, Portekiz) Porto ve Portekiz Milli Futbol Takımı'nın orta sahasında oynayan futbolcu.

    Lakabı Mustang ve O Cigano (Çingene)'dir. Mustang lakabı eski antrenörü Laszlo Bölöni tafarından verilmiştir. Quaresma genellikle vatandaşı Cristiano Ronaldo ile aynı pozisyonları, oyun stilleri ve hızları nedeiyle karşılaştırmaya tutulmaktadır. Çoğunlukla sağ kanatta oynayan sağ ayaklı futbolcu, ileri uç oyuncusu olarak da görev yapabilmektedir.

    Sporting Lizbon'un altyapısında yetişmiş, daha sonra 2003 yılında FC Barcelona'da oynamıştır. Barcelona'da uzun bir sakatlık dönemine girice genç Quaresma'yı gönderildi. Tekrar Portekiz'e döndü ve Sportin Lisbon'un ezeli rakibi olan Porto'yla sözleşme imzaladı. Burada hem Porto, hem de Portekiz Milli Futbol Takımı'nda oynamaktadır. 2006-2007 sezonu en formda olduğu sezondur. Porto'da sahaya çıktığı 87 maçta 16 gol atmayı başarmıştır. Değişik vuruş stilleri ve müthiş golleriyle bilinir. 2003 yılından bu yana Portekiz Milli Futbol Takımı'nın formasını giymektedir. Porto'nun şampiyonluğunda önemli rol sahibidir.
  4. burak53

    burak53 Üye

    Katılım:
    3 Nisan 2008
    Mesajlar:
    50
    Beğenileri:
    10
    Ödül Puanları:
    6
    PASCAL NOUMA :)

    Pascal Nouma Biyogrofi Pascal Oiver Nouma (d. 6 Ocak, 1972), Beşiktaş taraftarları için hırsı ve futboluyla unutulmaz oyuncular arasına girmiş Fransız futbolcudur.
    Futbol kariyerine Paris Saint Germain'in genç takımında başladı. Daha sonra Lille ve Caen'de futbol oynadı ve 1994 yılında tekrar Paris'e döndü. Burada da önceki kulüplerinde olduğu gibi oynadığı maçlarda başarılı olmasına rağmen disiplinden uzak yapısı ve istikrarsız olması nedeniyle 1996'da Strasbourg'a transfer oldu. Strasbourg ve bir sonraki kulübü Lens'de ikişer sezon futbol oynadıktan sonra 2000 yılında Beşiktaş'a transfer oldu. Lens'de oynadığı futbol ile takımın UEFA Kupası yarı finaline kadar çıkaran oyunculardan biri oldu.


    2000 sezonunda Nevio Scala'nın çalıştırdığı Beşiktaş'a transfer oldu. Nerdeyse tamamen yeni kurulmuş bir takımla sezona çok iyi bir başlangıç yaptı. Hırsı ile kendini kısa sürede taraftara beğendirdi. Ancak Beşiktaş gibi o da sezonu aynı seviyede tamamlayamadı ve sezon sonunda Türkiye'den ayrıldı. Tamamen amatör ruhla oynadığı futbol ve tepkisini anında sahada göstermesiyle, bu takıma zarar verse dahi, Beşiktaş'lı taraftarların sevgilisi oldu. Leeds United'la oynanan Şampiyonlar Ligi maçında kendisiyle ilgisi olmayan bir pozisyonda Danny Mills'e yumruk atması, Gençlerbirliği maçında rakibine kafa atması gibi futbol sahasında olmaması gereken bir çok hareketi yaptı, cezası nedeniyle takımdan ayrı kaldı. Birçok taraftar o anda yapmak istediklerini sahada gerçekleştiren bu yabancı futbolcuyu bu şekilde kabullendi ve her hareketi mazur görüldü. Buna rağmen yönetimle anlaşamadı ve sezon sonunda Fransa'ya geri döndü.
    Bir senelik Marsilya kariyerinden sonra hem kendisinin Türkiye'deki ortamı Fransa'da bulamadığı gerekçesiyle hem de Beşiktaş taraftarlarının yoğun istekleri ve gelmesi için yaptıkları baskı ile tekrar Beşiktaş'a transfer oldu. Bir iki maç dışında Beşiktaş'taki ikinci sezonunda da çok başarılı bir sezon geçirdi ve Mircea Lucescu'nun teknik direktörlüğündeki takımın hem Avrupa Kupalarındaki başarısı, hem de Türkiye Süper Ligi Şampiyonluğu'nda büyük katkı sağladı.
    Ancak 20 Nisan 2003 günü oynanan Fenerbahçe maçı kendi kariyeri için dönüm noktası oldu. Takımı şampiyonluğa giderken bu maçta Fenerbahçe'ye attığı gol sonrası yaptığı hareket çok tartışıldı. Beşiktaş Yönetim Kurulu baskılara dayanamayarak ligin bitimine birkaç hafta kala sözleşmesini feshetti ve şampiyonluk kutlamalarına katılmasına dahi izin verilmedi. Bu hareketi ile ayrıca Türkiye Futbol Federasyonu'ndan 7 ay men cezası aldı.
  5. burak53

    burak53 Üye

    Katılım:
    3 Nisan 2008
    Mesajlar:
    50
    Beğenileri:
    10
    Ödül Puanları:
    6
    FERNANDO TORRES

    Fernando Torres, tam adı Fernando Jose Torres Sanz olup 23 Mart 1984'te İspanya'nın başkenti Madrid'de doğmuştur. Annesinin adı Flori, babasının adı Jose'dir.3 kardeşin en küçüğüdür. Bir kız kardeşi birde erkek kardeşi vardır.

    Fanatik bir Atletico Madrid taraftarı olan anne ve babası tarafından çok küçük yaşlarda gitmeye başladığı Atletico Madrid'den 2007 yılına kadar ayrılamamış ve 2007 yılında,Luis García + 27 milyon pound karşılığında Liverpool'a transferi gerçekleşti.
  6. burak53

    burak53 Üye

    Katılım:
    3 Nisan 2008
    Mesajlar:
    50
    Beğenileri:
    10
    Ödül Puanları:
    6
    ROBİNHO


    Robson De Souza , takma ismi Portekizce "Küçük Robson" , yani Robinho. 25 Ocak 1984 tarihinde Brezilya'nın fakir kasabalarından biri olan Parque Bitaru'da doğdu. Şu anda Real Madrid forması giymektedir ve çok başrılı bir performans sergilerken yetenekleriyle göz doldurur.

    Ayrıca Robinho Brezilya milli takımındada büyük başarı sergiliyordur.İlk milli takım yıllrında aşırı fazla yıldız olduğundan takımda yer bulmak en büyük amacı olur ama 2007 yılına gelindiğinde bir çok yıldızın yaşlanması formlarının düşmesi ve Robinho'nun gelişme katetmesi onu takımın lideri yapar ve eskisine göre milli takımda 2 katı daha fazla gol atmaya başlar.


    Aynı şey Real Madrid' dede görülür yıldızlar gider Robinho gelişir ve Robinho tıpkı milli takımda olduğu gibi eskisine göre 2 kat daha fazla gol atmaya başlar.

    Madrid' in 10 numarası Robinho attığı çalımlarla topladığı hayran kitlesini iyi değerlenirir ve Robinho Nike kuruluşuna sponsor olur.


    Robinho Müthiş tekniği,hızı kendine özgü bilek hareketleri ve yeni gelişen bitiriciliği ile tanınır.
  7. burak53

    burak53 Üye

    Katılım:
    3 Nisan 2008
    Mesajlar:
    50
    Beğenileri:
    10
    Ödül Puanları:
    6
    RAUL GONZALES


    Raul Gonzalez Blanco (d. 27 Haziran 1977, Madrid), İspanyol futbolcu. Halen İspanyol devi Real Madrid spor kulübünde aktif futbol hayatına devam etmektedir.

    Futbol hayatına Atletico Madrid ile başladı. 132 maçta 77 gol attı ve İspanya Küçükler Kupasını kazandı. Ardından 15 yaşında Real Madrid'in altyapısına transfer oldu. Real Madrid'in B takımında 16 maçta 17 gol attıktan sonra 17 yaşında Real Madrid A takımına çıktı. Önce orta sahada görev yaptı, daha sonra ise forvette oynamaya başladı. Takımda kaptanlığa kadar yükselen Raul, 1998 yılında Fransa'da düzenlenen Dünya Kupası'na katılarak ilk büyük turnuvasına çıktı. Bu turnuvada Nijerya'ya 1 gol attı. Real Madrid ile birçok şampiyonluk yaşadı ve Şampiyonlar Liginde başarılı oldu. Şu anda Şampiyonlar liginde 59 golü bulunmaktadır. Onu takım arkadaşı Nistelrooy 52 golle takip etmektedir. Aynı zamanda Real Madrid formasıyla La Liga'da attığı 196 golle; La Liga tarihininde de en fazla gol atan futbolcusudur.

    Özel hayatında ise 1999 yılında Mamen Sanz adlı manken ile evlendi. 2000 yılında Jorge adından bir oğlu oldu, Jorge adı Raul'un çok sevdiği kendisini keşfeden Jorge Valdano'dan gelmekteydi. Arkasından 2002 yılında Hugo adından 2. oğlu dünyaya geldi. Bu oğlunun da ünlü futbolcu Hugo Sanchez'den ismini aldığı söylenmektedir. 2005 yılında da ikiz çocuk babası oldu. Raul, her golünden sonra yüzüğünü öperek eşine olan sevgisini göstermektedir.Raul tüm profesyonel futbol kariyeri boyunca 695 maçta 358 gol atmıştır.



    DAVİD BECKHAM



    İngiliz futbolcu.Ted-Sandra Beckham çiftinin üç çocuğundan en küçüğüdür.Futbol yaşamı;çoculuğunda babasıyla birlikte futbol oynadığı Ridgeway Park'tan yüzyılın takımı Real Madrid'e uzanır.Doğduğu yer olan Leytonstone'un yerel kulübü Leyton Orient'in ardından çocukluğundan beri rüyalarını süsleyen Manchester United kulübünün üyesi olan Beckham ,Alex Ferguson'la aralarında çıkan anlaşmazlık sonucu 10 yıl aradan sonra evim dediği Old Trafford'tan ayrılarak,Real Madrid'le 4 yıllık sözleşme imzaladı.Yıldızlar topluluğunda geçirdiği 4 yılın ardından ,Ağustos 2007 itibariyle Los Angeles Galaxy takımına transfer oldu.

    Eşi Victoria Beckham, 90'lara damgasını vurmuş Spice Girls grubunun eski üyelerindendir.Brooklyn,Romeo ve Cruz isimlerinde 3 oğlu vardır.

    1998 FIFA Dünya Kupası2. turunda Arjantin'li rakibi Diego Simeone'ye attığı tekme sonucu gördüğü kırmızı kartla günah keçisi olan Beckham bu durumdan kötü etkilenmiştir.Bu hareketiyle ülkesinin kupa dışı kalmasına neden olan Beckham,2002 FIFA Dünya Kupası elemelerinde 90+2. dakikada kullandığı serbest vuruşun ağları bulmasıyla ,gemisini kurtaran kaptan olarak ,ülkesini finallere taşımıştır.

    2006 FIFA Dünya Kupası sonrası 31 yaşında İngiltere milli takım'a seçilmemiştir.Fakat bir yıl aradan sonra yine Brezilya maçında tercih edilen isim olmuştur.Arkadaşı Tom Cruise'un üyesi olduğu Scientology tarikatına girdiği söylenen futbolcu,bu sezon Real Madrid ile sözleşmesini yenilemediği için bedelsiz olarak Los Angeles Galaxy takımına transfer oldu.Kendisi ise Los Angeles Galaxy takımıyla yıllığı 50 milyon dolar olmak üzere 5 yıllık sözleşme imzaladı.Böylece dünyanın en çok kazanan futbolcusu oldu.

    Beckham kişiliği, çocuklara yaptığı yardımlar açtığı futbol okulları ile büyük beğeni toplayıp zengin olmaktan dolayı şımarmadığını göstermiştir.

    Efsane bir oyuncudur ve kavisli ortaları, kinesteti zekası, tekniği, pasları ve en önemlisi frikikleri ile bilinir.
  8. burak53

    burak53 Üye

    Katılım:
    3 Nisan 2008
    Mesajlar:
    50
    Beğenileri:
    10
    Ödül Puanları:
    6
    RİO FERDİNAND


    Rio Gavin Ferdinand (d. 7 Kasım 1978) İngiliz futbolcu. Şu anda Manchester United'da oynamaktadır.

    Futbol kariyerine West Ham United'da başlayan ve savunmanın ortasında görev yapan Ferdinand, Manchester United'a Leeds United'dan FA Premier League'da en pahalı defans oyuncusu rekorunu kırarak 18 milyon pounda transfer oldu. İngiltere Milli Futbol Takımı'nda da oynayan Ferdinand 66 kere milli olmuştur.




    DEL PİERO



    1991-1993 Calcio Padova(10 Gol)
    1993-2006 Juventus ta (300 gol)atmıştır.
    Yaklaşık 70 golünü firikikten atmıştır.
    9 Kasım 1974 tarihinde Treviso’da doğan Del Piero ilk resmi sözleşmesini daha 17 yaşındayken Padova kulübü ile imzalar. 22 Kasım 1992 yılında Padova formasıyla ilk golünü kaydeder. İtalyanların genç yeteneği, Padova’da 2 sezon kalır ve bu süre içerisinde toplam 14 kez sahaya çıkar.

    Del Piero 1993–94 sezonu başladığında Juventus kulübünün futbolcusu olmuştur. Juventus’ta ilk sezonunda 11 maçta 5 gol atar. Sonraki sezon Juventus takımının başına Marcello Lippi getirilir. Marcello Lippi o zamanlar birçok insan tarafından dünyanın en iyi futbolcusu olan Roberto Baggio' yu takımdan çıkartır ve ilk 11'de Del Piero'yu oynatır, sonraki 4 yılda Del Piero Juventus' un vazgeçilmezlerinden biri olur. Fakat en parlak sezonu sonrası geçirdiği sakatlık onu derinden sarsar ve hiç alışık olmadığı biçimde sadece 8 kez takımının formasını giyebilir. Sonraki 7 sezonda ortalama 27 kez sahaya çıkar. Del Piero, Juventus forması ile sayısız gol kaydetmiştir ve bu gollerin büyük bir bölümünün de frikikten olması, O’nun frikiklerinin ne kadar etkili olduğunun basit bir göstergesidir.

    Juventus’a geldiği ilk senenin ardından şampiyonlukla tanışan Del Piero her ne kadar o şampiyonlukta çok fazla pay sahibi olmasa da 1996/97, 1997/98, 2001/02, 2002/03, 2004-2005, 2005-2006 senelerinde Serie A’yı şampiyon olarak tamamlayan Juventus’ta ki en önemli oyunculardandı.

    Juventus forması altında kazandığı diğer başarılar ise; 4 İtalya Süper Kupası: 1995, 1997, 2002, 2003 2 İtalya Kupası: 1994/95 1997,1998 2 UEFA Şampiyonlar Ligi: 1995/96,1998,1999 3 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali: 1996/97, 1997/98, 2002/03 2 Avrupa Süper Kupası: 1996,1999 2 Kıtalararası Kupası: 1996,1997 1 İntertoto Kupası: 1999 3 İtalya Gençler Şampiyonluğu 1994,1997,1999 1 Viareggio Turnuvası: 1994 4 UEFA Kupası Finali: 1993,1995,1997,1998

    İlk kez 21 yaşında İtalya Milli Takımı’nın formasını giyen Del Piero, milli takım kariyerinde şu ana kadar 79 kez forma şansı bulmuş ve 27 gol kaydetmiştir.

    Ayrıca Juventus’ta yaşadığı onca başarı, milli takımda kazandığı kupalar O’nun adını futbol tarihine altın harfler ile kazımıştır.

    1998 Dünya Kupası’nda hedeflediği başarıya ulaşamayan İtalya, gözünü 2000 Avrupa Şampiyonası’na çevirmişti. Bu kupada finale kadar giden Gök Mavililer, Fransa ile oynadıkları maçın uzatma dakikalarında kupayı Fransa’ya kaptırıp yine bir matem havasına girmişlerdi. Sonrasında sessiz ve başarısız bir biçimde geçirilen 6 yılın sonunda başarıya aç olan takımın başına Marcello Lippi getirilmişti. Bu değişiklik ile birlikte İtalya katıldığı 2006 Dünya Kupasında kimsenin beklemediği bir şekilde finale kadar çıkıp Fransa ile eşleşti ve bu sefer kupayı kazanan taraf oldu. Evet İtalya 24 yıl sonra şampiyon olmuştu hem de Dünya Şampiyonu. Bu başarıda da Del Piero’nun katkısı tartışılamazdı.

    İtalya’da patlak veren şike olayları sonrasında bir alt lige düşürülen Juventus’ta çok fazla yaprak dökümü yaşanmıştı. Fakat Del Piero takıma olan bağlılığını gösterip takımda kalmıştı. Del Piero Juventus ile birlikte alt ligde geçirdiği bir sezonun ardından tekrar Serie A’ya dönme başarısını gösterdi.Serie B'yi 21 gol ile gol kralı olarak tamamladı.



    RONALDİNHO



    Ronaldo de Assis Moreira (d. 21 Mart 1980), Brezilya doğumlu futbolcu. Daha çok Ronaldinho veya Ronaldinho Gaûcho adlarıyla bilinir. Ronaldinho, Portekizce'de "Küçük Ronaldo" anlamına gelir. Bu lakabın sebebi ise Ronaldinho'nun küçük yaşlarda (o sırada Inter Milan'da oynayan) Ronaldo'ya duyduğu hayranlıktır. Gaûcho ise Brezilya'nın güneyindeki Rio Grande do Sul bölgesinde bazı futbolculara takılan, "mutlu" anlamında bir lakaptır.

    21 Mart 1980 tarihinde Brezilya'nın Porto Alegre şehrinde doğdu. Fakir bir ailenin üç çocuğundan en küçüğüdür. Baba Joao Da Silva Moreira bir havuz kazasıyla öldüğünde Ronaldinho 8 yaşındaydı. Aile geçimini Ronaldinho'nun ağabeyi Assis'in futboldan kazandıklarıyla sağlamaktaydı. Ülkenin yarısından fazlasının fakirlik çektiği Brezilya'da hemen hemen her çocuğun kurtuluş yolu olarak görülen futbol Ronaldinho için de bir hedefti. İlk idolü ve hocası da Assis oldu.

    Paris Saint Germain Yılları [değiştir]Ronaldinho, 2000-2001 sezonu boyunca birçok Avrupa kulübünün ve menejerin dikkatini çekti. Gremio kendisine gelen her astronomik teklifi geri çevirdi. Tekliflerin 75 Milyon Euro'ya kadar çıktığı iddia ediliyordu. Bu futbola kayıtsız kalamayan Luis Fernandez, Ronaldinho'yu Paris Saint Germain'e getirmek için ısrarlı davrandı. SUPHİ menajerliğini yapan Assis sonunda PSG'ye evet dedi ve 2001 yılında 5 yıllık bir anlaşmaya imza attı. İki takım arasında bonservis bedeli konusunda çıkan anlaşmazlık sonucu olay hukuki alana taşındı ve Ronaldinho 6 ay futboldan uzak kaldı. Sonunda 4,5 milyon dolarlık bonservis bedeli tespit edildi ve Ronaldinho tekrar futbola döndü.

    PSG'deki ilk yılı pek de parlak geçmedi. Özellikle Paris gecelerine düşkünlüğü yüzünden zamanın teknik direktörü Luis Fernandez ile araları açıldı ve bir daha da yıldızları barışmadı. İlk yılında 28 maç oynadı ve 9 gol attı. Fakat 2002 yılında biraz da olda adaptasyon sorununu atlatmış göründü. Oysa PSG'deki sıkıntısı sürüyordu, daha büyük bir takıma gitmek istediğini açık açık söyledi. Fakat sözleşmesi yüzünden zorunlu olarak takımında kaldı. 2003 yılında, PSG Avrupa Kupaları'na katılma hakkı kazanamayınca sözleşmesindeki madde uyarınca Ronaldinho'yu satış listesine koymak zorunda kaldı. Ve sonrasında FC Barcelona'ya transferi gerçekleşti.


    FC Barcelona yılları [değiştir]Beckham'ı FC Barcelona'ya getireceği vaadiyle başkan olan Joan Laporta, bu transfer denemesinde başarısız olmuş, üstelik Beckham ezeli rakip Real Madrid'e kaptırılmıştı. Barcelona ise bu oyuncunun yerine 19 Temmuz 2003 tarihinde, 21.250.000 Euro bonservis bedeliyle transferi tamamladı.

    Barcelona'daki ilk maçına 27 Temmuz 2003 tarihinde çıktı. İlk maçından itibaren, PSG günlerinin tersine çok istekli, çok mücadeleci ve çok başarılı bir futbol ortaya koydu, her geçen gün de futbolunu geliştirdi. İlk senesinde Barcelona La Liga'yı ikinci bitirdi. Ronaldinho 32 maçta 15 gol atmıştı. Çok istediği İspanya lig şampiyonluğunu ise ikinci senesi olan 2004-2005 sezonunda ulaşabildi. Bu sırada en büyük hedefinin Şampiyonlar Ligi'ni kazanmak olduğunu söyleyen Ronaldinho, bu amacına da 2005-2006 sezonunun sonunda ulaşmıştır.


    İsviçre'ye karşı oynarken
    Milli Takım Kariyeri [değiştir]1998 yılında Wanderley Luxemburgo tarafından Amerika Kupası için milli takıma çağrılan Ronaldinho ilk millî maçını da 26 Haziran 1999 tarihinde bu turnuvada Letonya'ya karşı oynadı. Millî forma altında attığı ilk gol ise yine aynı tunuvada Venezuela'ya attığı goldü. Ronaldinho, Brezilya Millî Futbol Takımı'nda 11 numaraydı.

    2001-2002 yılında futboldan uzak kaldığı 6 ay yüzünden 2002 Dünya Kupası için Brezilya Millî Futbol Takımı'na alınmayacağı düşünülüyordu. Fakat dönemin teknik direktörü Felipe Scolari beklentileri boşa çıkardı. Ronaldinho oynadığı futbol ve attığı iki gol ile Scolari'nin seçiminin ne kadar doğru olduğunu gösterdi.
  9. Ouz16

    Ouz16 Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    111
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    john terry yok mu usta?
  10. burak53

    burak53 Üye

    Katılım:
    3 Nisan 2008
    Mesajlar:
    50
    Beğenileri:
    10
    Ödül Puanları:
    6
    TERRY


    John Terry(d. 7 Aralık 1980) İngiliz futbolcu. Şu anda Chelsea F.C. forması giymektedir.

    İngiltere Milli Futbol Takımı formasınıda giyen Terry şu ana kadar oynadığı 27 maçta 1'de gol attı. 1998'den beri Chelsea F.C. ile sözleşmeli olan oyuncu sadece 2000 yılının sonundan 2 ay için Nottingham Forest'a kiralık gitmiştir. Dönemin en başarılı defans oyuncularından biri olarak kabul edilen Terry, sürpriz golleri ile tanınmaktadır. Ayrıca David Beckham'ın İngiltere milli takımının kaptanlığını bırakmasının ardından kaptanlığa getirilmiştir.

Sayfayı Paylaş