Ytü Rektörü Yüksek: "Fakirlikten Çıkarsınız Ama Zengin Olamazsınız"

Konu 'YÖK' bölümünde Moderatör Barış tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Barış

    Moderatör Barış Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    7 Eylül 2011
    Mesajlar:
    2.587
    Beğenileri:
    1.458
    Ödül Puanları:
    113

    Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek akademisyen, işadamı ve girişimcilerin katılımıyla kurulan "Bilim Teknoloji İçin İstanbul Çalışma Grubu"nun açılışında yaptığı konuşmada, "Teknolojik üstünlüğe geçmedikçe fakirlikten çıkılsa da zengin olamazsınız" dedi.

    Bir sivil toplum girişimi olarak ortaya çıkan "Bilim Teknoloji İçin İstanbul Çalışma Grubu" ilk toplantısını Malta Köşkünde yaptı. Üniversite rektörleri, öğretim üyeleri, sivil toplum temsilcileri, iş adamlarının katıldığı toplantıda, Türkiye'nin bilim ve teknolojide gerekli seviyeye çıkması için sivil toplumun neler yapması gerektiği tartışıldı. Toplantıda konuşan rektör, akademisyen, iş adamı ve sivil toplum temsilcileri de bilim ve teknoloji konusunda bir seferberlik başlatılmasını önerdi. TÜBİTAK Bilim Kurulu üyesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek konuşmasında "Türkiye'de 60 bin civarında araştırmacı var ve bunun 200 bine çıkarılması gerekiyor" dedi.

    YTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarının sanayiye mutlaka aksedeceğini, sanayici, devlet, üniversite anlaşmazlıklarını artık geride kaldığını, oylumsuz öneklere takılmak yerine akademisyenlerin sanayicilerle işbirliğindeki sınırlamaların kaldırılması gerektiğini, doktoralıların işe alınmayarak a cezalandırılmaları yerine öncelik tanınması gerektiğini ifade etti.

    Prof. Yüksek, "Bizde Ar-Ge için GSMH'dan binde iki ayrılıyordu, şimdilerde GSMH'dan ayrılan bu pay 5 katına çıktı ve ayrılan pay yüzde bir.

    İleride bu oran yüzde üçe çıkacak. Yüzde birini devlet, yüzde ikisini özel sektör karşılayacak. 1990'larda kaliteli buzdolabı deyince AEG ve ***mens alınırken bu gün Almanya'da, İngiltere'de Arçelik satılıyor" dedi.

    "FAKİRLİKTEN ÇIKARSINIZ AMA ZENGİN OLAMAZSINIZ"

    Orta gelir sendromuna değinen Yüksek, "Fakirlikten çıkarsınız ama zengin olamazsınız. Bir üste geçiş ancak teknolojik üstünlükle olur.

    500 milyar dolar ihracat hedefi ancak teknolojik ürünle yakalanır. Demirin kilosu 1.2

    dolar, otomobilin kilosu 10, uçağın 100, uydunun 100 bin dolar. İnsanların da ülkelerin de hayali olmalı" şeklinde konuştu.

    Yıldız Teknik Üniversitesi Akademisyenlerinden olan Prof. Dr. Yunus Çengel de bilim-teknoloji konusunda detaylı bir sunum yaptı.

    Çengel şunları söyledi: "1984 yılında ABD Nevada Üniversitesinde akademisyenlere haftada bir gün okula gelme. Kaç firmaya danışmanlık yaparsan yap, kazandığını da cebine at. Kaç firmaya danışmanlık yaptın bu önemli denilmiş. Hz. İsa'dan beri bilgi 1750 senede katlanmış. Şimdi dört senede bir katlanıyor. Ürünü değerli yapan yeni bilgidir."

    TÜBİTAK'ın değiştiğini ve hareketlendiğini söyleyen Çengel, daha sonra şöyle devam etti: "12 Temmuz'da yayınlanan kanunla TÜBİTAK risk sermayesi vermeye başladı. YÖK'ün de değişmesi lazım. Sağlıklı bir ekosisteme ihtiyaç var. İklim, hava çok önemli. Bilim, Ar-ge iklimi oluşturabilmeliyiz. TÜBİTAK yeterince proje bulamıyor. Hür düşünce, güven ortamı, zihniyet dönüşümü olmazsa hiçbir şey olmaz. Ankara korkuyor. Ama ters bir şey olursa diye korkmağa gerek yok. Ankara'da, Üniversite de riskten korkmamalı" diye konuştu.

    22'nci dönem Erzurum Milletvekili ve Bahçeşehir Üniversitesi Uygar Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı da proje yapmanın ve uygulamanın öneminden bahsetti. Ilıcalı, "Proje bulamıyoruz diyor Yunus hoca. Futbolda yabancı sınırı yok. Üniversitede var. Üniversitenin kalitesin nasıl artırırız diye bakalım" dedi.

    Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nuran Kara Pilehverian da şunları söyledi;

    "Devleti ilmiye ve askeriye ayakta tutarlar. Bir sivil toplum kuruluşu neler yapabilir? Gençler bilimi tanıtıcı etkinlikler yapmalı. Medyadan yararlanmalı.

    Fuarlar, panayır alanlarında toplumun dikkatini bilime çekmeli. Üniversiteden, sanayiden destek almalı.

    Kapalı çerçeve içinde giden çalışmalar yerine konuyu topluma yansıtmalı. Burslar bulmalı. Bilhassa orta öğretimdeki gençlerde bilime olan ilgiyi artırmalı."

    Yıldız Teknik Üniversitesi Sosyal bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Alpaslan Açıkgenç de "Önce gençleri verimli hale gelecek şekilde yetiştirmeliyiz" diyerek şunları söyledi:

    "En kötü istibdat ilmi istibdattır.

    Her işi en iyi nasıl yapabilirim düşüncesi zihinlere yerleştirilmeli.

    En iyiyi yapabilme gayreti içinde olursak daha iyi sonuçlar alırız. İslam'ın ilk devirlerindeki gayreti düşünelim. 5 kişi bir kılıçla savaşmak zorunda kaldığı zamanlar oldu ama zafer kazandılar."

    "TEK TİP EĞİTİM BİLİMİ ENGELLİYOR"

    Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Niyazi Eruslu da tek tip eğitimin olumsuz yönlerine dikkat çekti. "Başarısızlığı tek tiplemişiz. Neden kaynaklanıyor bu? Başarını temelinde teşebbüs hürriyetine ihtiyaç var" diyen Eruslu, şöyle devam etti:

    "Ben İngiltere'de yıllarca inceledim. Bir bölge paslanmaz çelik üretiyor.

    Bu teknolojiyi daha ileriye nasıl götürürümün arayışı var. Glasgow'da gemi sanayii var. Manchester'da alüminyum, Londra'da metalürji. Herkes bölgesindeki başarı için çalışıyor. İhtiyaçları belirleyen bir töre var onlarda. Bizde ise Hakkari'de de, İstanbul'da da aynı kanun, aynı konular".

    "HOCA ÖĞRENCİSİNE EL VERMELİ"

    İTÜ Nükleer Enerji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Beril Tuğrul, "Hocanın öğrencisine el vermeye niyeti olmalı. Kimse beynindekini mezara götürmeyecek" diyerek insan yetiştirmenin önemine değindi. Tuğrul, "Gençleri 140 IQ'ye ulaştırmalıyız. Öz güven kazandırmalıyız.

    Öğretmek bir arzu meselesidir. Mekanik Hasan diye bir hocamız vardı.

    İTÜ'lülere ve diğer öğrencilerine özgüven kazandırdı. Formülleri her yerde öğrenirsiniz. Önemli olan bildiğini sonuna kadar uygulamaktır. Altın yere düşse değerinden düşer mi? Tenekeyi parlatsan altın olur mu?" dedi.

    Beykent Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ensar Nişancı da "Bazı işletmelerde danışmanlık yaptım. Teknik üniversite bizden 20 sene geri diyorlar. Biz üniversiteden alacağımız elemanların teknik bilgilerine göre değil, bundan sonra ne kadar eğitilebileceklerine bakarız diyorlar.

    Dikkat testleri var. En kadar dikkatini sürdürebiliyor. Sabırlıyı alırız.

    Bilgi öğretmekten ziyade, algılayacak zihinleri ortaya çıkarmalıyız.

    Zihin gelişimine engel olan düşünceleri atmalı. Velud zihinler oluşturmalı" şeklinde konuştu.

    Bilim-Teknoloji için İstanbul Grubu Başkan yardımcısı Kemal Çiftçi de proje üretmenin öneminden söz etti. Çiftçi son zamanlarda devlet desteklerinde ciddi bir artış olduğunu belirterek, "Ekonomi Bakanlığı, TÜBİTAK ve KOSGEB gibi kurumlar proje üreten kişi ve kuruluşları destekliyorlar. Bu kurumlardaki elemanlar işlerini iyi yapıyorlar ve iş dünyasına yardımcı oluyorlar. Önemli olan bunlara uygun projeler hazırlamak" dedi. - İSTANBUL

Sayfayı Paylaş