Yurdumuzun Komşuları-İran

Konu 'Coğrafya (Soru-Cevap-Konu Anlatım)' bölümünde DWL tarafından paylaşıldı.

  1. DWL

    DWL Üye

    Katılım:
    27 Ekim 2007
    Mesajlar:
    339
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    16

    KONUM

    Asya'nın güneybatısında yani Ortadoğu'da yer alan İran; kuzeyde Nahcivan, Ermenistan, Azerbaycan ve Türkmenistan, doğuda Afganistan ve Pakistan, güney ve güneybatıdan Basra Körfezi, batıda Irak ve Türkiye ile komşudur.



    Basra körfezine uzun bir kıyısı olan ülkenin toplam kıyı uzunluğu 2 440 km'dir. Hazar Denizine olan kıyı uzunluğu ise 740 km'dir. 5 440 km kara sınırı olan İran'ın; Türkiye ile 499 km, Ermenistan ile 35 km, Azerbaycan ile 432 km, Nahcivan ile 179 km, Türkmenistan ile 992 km, Afganistan ile 936 km, Pakistan ile 909 km ve Irak ile 1 458 km sınırı bulunmaktadır.



    Toplam 1 648 000 km² alan kaplayan İran 25° 05' K - 39° 42' K paralelleri ile 44° 02' D - 63° 20' D boylamları arasında yer almaktadır. Ülke arazisinin 12 000 km² si göller oluştururken, 1 636 000 km² si kara yüzeyidir.



    Ülkenin en alçak yeri -28 m ile Hazar Denizi kıyısında yer alırken, en yüksek yeri 5671 m ile Demavent tepesidir.

    YERŞEKİLLERİ

    İran'ın yeryüzü şekilleri üç bölümde incelenir. Bunlar; İç platolar, Dağlık alanlar ve Alüvyal kıyı düzlükleridir.



    Bütünü ile Alp-Himalaya kıvrım sisteminin içinde kalan İran toplam yüzölçümünün % 17'si, 2.000 m'nin üzerindedir. Bu bakımdan ülke morfolojisinde Alp paroksizması büyük ölçüde etkili olur. Kuzey, batı ve doğudan dağlarla çevrili olan İç platoları, doğu kesimde Afganistan ve Pakistan sınırlarına doğru uzanan geniş düzlüklerle devam eder. Hazar Denizi kıyısında Elburz, güney ve batısında Zagros dağları yer alır.



    Alp-Himalaya sisteminin bir bölümünü oluşturan Elburz ve Zagros sıradağları boyunca etkin fay hatları uzanmaktadır. Bu fay hatları, zaman zaman etkin hale gelmekte ve yıkıcı depremlere yol açabilmektedir.



    Elburz Dağlarında volkan konilerinden oluşan bazı tepelerin (Damavend tepesi 5671 m.) yüksekliği 5000 m'yi aşmaktadır. Üzerinde, bir bölümü hala etkin olan birçok volkanik doruk bulunmaktadır.



    Türkiye'deki Güneydoğu Toros dağlarının İran'daki uzantısını oluşturan Zagros Dağları, Basra Körfezi ve Umman denizi kenarları boyunca yükselir. Kalkerli yapıda olan ve birbirine paralel üç sıra halinde uzanan yer yerde aralarında yüksek platoların görüldüğü Zagroslar, Mezopotamya ile iç plato arasında, genişliği 200 km.'yi bulan yüksek bir duvar gibidir. Burada yükselti 4000 m.'yi aşar. Zagrosların yükseltisi güneydoğuya doğru azalır.



    Ülkenin iç kesimi yükseltisi 900-1300 m. arasında değişen geniş bir platodan oluşur. Kurak ve çorak olan platonun büyük bölümünde yer, yer yükseltisi 400-600 metrelere inen alçak alanlar ile karşılaşılır ki buraları çöller ile tuzlu bataklıklar, taş çakıl yığınlarından ibarettir. Ayrıca bu platonun kuzeyinde bulunan Deşti Kebir ile güneyindeki Deşti-Lut çölleri dünyanın en kurak ve sıcak yerleridir.



    Platonun bazı yerleri Zagroslar ve Elburzlardan inen muvakkat akışlı akarsular ve yer altı sularının meydana getirdiği kaynakların bulunduğu alanlar tarımsal faaliyetin geliştiği nüfusun topladığı hatta büyük şehirlerin kurulduğu yerler olarak karşımıza çıkarlar. İşte bu nedenledir ki ülkenin bütün tarihi boyunca dikkati çeken büyük şehirleri (Tahran, Hemadan, Kazvin, İsfahan, Şiraz) buralarda kurulmuştur. Ortaçağ'da doğuyu batıya bağlıyan önemli kervan yollan da (İpek yolu, Baharatyolu) hep bu şehirler üzerinden geçmekteydi. Gerçekten bu şehirler ülkenin uzun tarihi boyunca bir yandan ticaret bir yandan da sulama tesisleri ile genelde önemlerini korumuşlar, günümüze kadar gelmeyi başarmışlardır.



    Kuzeyde Hazar güneybatıda Basra Körfezi güneyde Umman denizi ile ülke uzun bir kıyı boyuna sahiptir. Bu kıyılar fiziki yapı bakımından birbirlerinden çok farklıdırlar. Kuzeydeki Hazar denizi kıyıları genelde alçak ve az girintili çıkıntılı düz kıyılardır. Bu denizin yüzeyi, deniz seviyesinin 30 m kadar altındadır. Kıyının hemen güneyinde yükselen Elbruz dağlarının yamaçları yağışların bol olması nedeniyle gür bir orman örtüsü ile kaplıdır. Yağış değerleri bu kesimde 1500 mm.'yi bulur. Kıyı ile dağlar arasında olan saha geniş bir düzlük meydana getirdiğinden burada elverişli klimatik ve toprak şartlarına bağlı olarak, tarımsal faaliyetler yaygın, yetiştirilen kültür bitkileri ise çok çeşitlidir.



    Güney ve Güneybatıdaki Basra körfezi ve Umman denizi kıyıları ise genelde dağların kıyıyı yakından takip etmesi nedeniyle dik falezli yüksek kıyılar olarak karşımıza çıkarlar. Bu kıyılarda kurak ve sıcak şartlar hakimdir. Ancak Basra körfezinin kuzeyinde dağların kıyıdan uzaklaştığı geniş bir düzlük alanın ortaya çıktığı görülür ki burası geniş bir alüvyal dolgu sahasıdır. Kuzistan havzası olarak da adlandırılan bu saha İran'ın zengin petrol yataklarının bulunduğu alandır. Kıyıdaki Abadan Limanı ve İç kısımlardaki Dezful, Mescidi Süleyman, Ahvaz, Bandar Humeyni gibi merkezler şehirli nüfusun toplandığı noktalardır. Kıyıdaki Buhşir Limanından Bender Abbas Limanı ve Hürmüz boğazının bulunduğu kesimlere kadar olan kıyı şeridi girintili çıkıntılı yüksek falezlidir. Daha sonra Pakistan sınırına kadar olan kıyı boyu az girintili çıkıntılı olup aynı zamanda çok sıcak ve kuraktır. Bu bakımdan bu kıyı boyu birkaç balıkçı köyü dışında nüfuslanmamıştır.



    İran, akarsu ve göller bakımından pek fazla zengin sayılmaz. Zagros dağlarından kaynağını alan ve Şatt-ül Arap ile birleşerek, Basra körfezine dökülen Karun ırmağı en önemli ırmaktır. Bu ırmak ulaşıma elverişlidir. Ayrıca, Sefid, Zayende ırmakları da önemlidir. Kuzeyde Elburz dağlarından kaynaklanan Sefid ırmağı, Gılan ovasını geçerek, Hazar denizine dökülür. 1960 yılında tamamlanan Mencil'deki baraj, enerji üretimi ve sulama amaçlıdır.



    Isfahan ovasının can damarını oluşturan Zayende ırmağı, Zagros dağlarından kaynağını alır ve güneydoğu yönünde akarak, İç Plato kısmında yer alan Gavhane bataklığında kaybolur. 1971 yılında Kuhreng barajının hizmete girmesinden sonra. Karun ırmağının yukarı çığırının suları, tünellerle Zayende ırmağına boşaltılır. Zayende ırmağına boşaltılan su, tarım arazilerinin sulanmasında kullanılır. Dağlardan kaynağını alıp yüksek ovaya inen ve oradan çöllere akan kısa mesafeli akarsular, tarım bakımından önem arz ederler. Bu tip akarsular, kaynak kısmında fazla su taşıdıkları halde, gittikçe tarımsal faaliyetler ve aşırı buharlaşma neticesinde suları azalır ve çöllerde, tuzlu bataklıklar oluşturarak kaybolurlar.



    Ülkenin gölleri genelde tuzludur. En önemli göl, Urmiye'dir. Bu gölün deniz seviyesinden yüksekliği 1230 m., yüzölçümü 3750 km2'dir. Göl çok tuzlu olduğu için balık ve diğer deniz canlıları yaşamaz. Başkent Tahran'ın güneyindeki Namak gölü, Elburz dağlarından kaynaklanan kısa mesafeli akarsularla beslenir. Fars bölgesinde çanak biçiminde küçük havzalara rastlanır. Bu havzalar, yağışlı mevsimlerde göl karakteri kazanırlar. Seistan bölgesinde, akarsular genelde sığ ve geniş havzalarda toplanırlar, ancak diğer göllerin tersine suları tatlıdır.



    Doğal Afetler: Periyodik kuraklık, sel, toz ve kum fırtınaları, kuzeydoğu ve batı sınırı boyunca depremler.



    Çevre konusunda önemli noktalar: Özellikle şehir merkezlerinde taşıtlardan, rafinerilerin çalışma tarzından ve sanayi tesislerinden atmosfere bırakılan kirleticilerin yol açtığı hava kirliliği, orman ve meraların tahribi, çölleşme, Basra Körfezinde Petrol Kirliliği, kuraklık nedeniyle sulak alanların kuruması, toprak kirlenmesi (tuzlulaşma), içilebilir tatlı su kaynaklarının yetersizliği, lağım ve endüstriyel atıklar yüzünden su kirliliği, şehirleşme.


    İKLİM

    İran’da, Basra Körfezi ve Hazar Gölü kıyıları dışında, Karasal iklim özellikleri etkilidir. Yüksek plato özelliği gösteren ülkenin orta kesimlerinde büyük çöller (Deşti Lut, Deşti Kebir) oluşmuştur. Basra Körfezi kıyılarında ise kışları biraz daha ılık olan, yazları çok sıcak ve nemli geçen tropikal iklim etkilidir.



    İran'ın iklimi, yeryüzü şekilleri ve coğrafi konumu ile sıkı ilişkilidir. Kış aylarında ülkede, soğuk Sibirya yüksek basıncının beraberinde getirdiği kontinental kutbi hava kütleleri etkilidir. Yaz aylarında ise ülkenin güneyinde derin bir alçak basınç merkezi oluşur ki buna bağlı olarak yazlar kurak ve sıcak, kışlar soğuk ve uzun geçer.



    Ülkenin doğusuna doğru gidildikçe, karasallığın şiddeti artar. Kış mevsiminde sıcaklık değerleri çok düşer (-20 °C). Yaz sıcaklıkları ise, olağanüstü düzeyde artar. Deşt-i Lut çölünde, dünyanın en yüksek sıcaklıkları ölçülmüştür (58 °C). Gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı yıl boyunca yüksek değerler gösterir. Yaz mevsiminden sonra aniden kış mevsimine geçilir. Kış mevsimi, soğuk, sert ve yağışlıdır.



    Ülkenin iç kısımlarına çok az yağış düşer. Elburz dağlarının Hazar'a bakan yamaçları fazla yağış alır (1300 mm). Ülkede genelde kış yağışları kar şeklindedir. Zagros ve Elbruzlar çevresinde ise yükseltiye bağlı olarak sıcaklık farkı nedeni ile değişiklikler olur. Bu bakımdan yağışların tutarı yer yer 1000 mm.'yi bulur.



    Ülkenin güneybatısında Mayıs ile Eylül arasında saatte hızı 100 km'yi aşan "100 gün rüzgarı" denilen şiddetli ve sıcak rüzgarlar eser. Bu rüzgarın estiği günlerde sıcaklık çok yükselir.

    BİTKİ ÖRTÜSÜ

    Elburz ve Zagros dağlarında, ılıman Akdeniz iklimi şartlarına özgü ormanlar yer almaktadır. Plato alanlarında step, çöl alanlarında çöl bitkileri yaygındır. Güneydeki vahalarda hurma ağaçlan ve akarsu kenarlarında ılgın ağaç toplulukları görülür.

Sayfayı Paylaş