Yurtdışında Sefalet Hayatı Yaşayan MEB Bursiyerleri 'Yök Statüsü' İstiyor

Konu 'YÖK' bölümünde Moderatör Barış tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Barış

    Moderatör Barış Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    7 Eylül 2011
    Mesajlar:
    2.587
    Beğenileri:
    1.458
    Ödül Puanları:
    113

    Eğitimde kaliteyi artırmak için "5 yılda 5 bin öğrenci" projesi kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bursu ile yurtdışında yüksek öğrenim görenlerin sıkıntıları bitmek bilmiyor. Gurbette adeta açlık ve sefalete mahkum bırakıldıklarını söyleyen öğrenciler, YÖK bursiyerlerine verilen hakların kendilerine de sağlanmasını talep ederek 'adalet' istiyor.

    Özellikle ABD'deki öğrencilerin yüksek sesle dile getirdikleri feryatlar pek duyulmazken, bursiyerlerin yoğun olarak gönderildiği bir diğer ülke olan İngiltere'de de benzer sorunlar yaşanıyor. Öğrenim kredisi alan binlerce bursiyerin yaşadığı ciddi sorunlar hakkında görüşlerini sorduğumuz MEB yetkilileri ise açıklama yapmaktan kaçındı.

    AÇ YAŞAMAYI ÖĞRENİYORUZ; GECİKME YÜZÜNDEN OKULDAN ATILANLAR VAR

    İsimleri mahfuz bursiyer öğrencilerin Cihan'a gönderdiği mektuplarda yürek burkan ifadeler yer alıyor. MEB bursu ile Amerika'da yüksek öğrenim gören bir öğrenci, "Aç yaşamayı öğreniyoruz" ifadesini kullanırken bir başka öğrenci de "Gurbet içinde gurbet yaşatıyorlar. Başkalarına muhtaç hale getiriyorlar bizi" diye serzenişte bulunuyor.

    Ay başında almaları gereken burslarını sürekli olarak gecikmeyle öğrencilerin sıkıntıları sayılamayacak kadar fazla. Bazı öğrenciler okul taksitleri yatırılmadığı için kayıtlarını yenileyemiyor. Öğrenciler tercih etmek istedikleri dersi bu yüzden kaçırıyor. Bu da ya dönem kaybına veya bir sonraki dönemde ders yükünün artmasına sebep oluyor. Ayrıca MEB ile Maliye Bakanlığı, on binlerce dolar yatırım yapılan öğrencilerin okul taksitini vaktinde ödeyemediği için okullarından atılan bursiyerler dahi var. ABD'de yüksek öğrenim gören bir öğrenci, yaşadığı sıkıntıyı şöyle özetliyor: "Güz dönemini geçtik, yaz döneminden aldığımız derslerin bile parası yatmadığı için kayıt ofisi hesaplarımıza bloke koydu. Ders kayıtları başlayalı haftalar oldu ve almamız gereken derslerin kotaları ise doluyor."

    EVLİ-BEKAR VE ŞEHİR AYRIMI YOK; SAĞLIK GÜVENCESİ DE YOK

    1416 sayılı kanun ile Amerika'da MEB bursu ile gelen her öğrenciye aylık 1.485 dolar veriliyor. Evli veya bekar, New York ya da ABD'nin küçük şehirlerinde öğrenim görenler arasındaki burs ücretlerinde ayrım olmaması da büyük sıkıntı. ABD'ye Güney Kore veya Suudi Arabistan gibi ülkelerden gelen öğrencilerin yaşadıkları şehre, evlilik durumlarına göre ödenekleri belirleniyor. Okul kalitesine göre de MEB burslarında bir ayrım yok. Hem bursiyerlerin hem de eşlerinin herhangi bir özlük hakları olmadığı gibi yine evli olanların eş veya çocuklarına bir sağlık güvencesi de sağlanmıyor.

    YÖK bursu ile yurt dışında öğrenim gören öğrenciler ile MEB bursiyerleri kıyas edildiğinde ciddi haksızlığın olduğu görülüyor. YÖK bursiyerlerinin tüm özlük hakları veriliyor. Yine YÖK bursu ile öğrenim imkanı elde eden öğrencilerin aylıkları zamanında yatıyor ve eşlerinin sağlık güvenceleri de bulunuyor.

    Bir bursiyer, "MEB-YÖK adaletsizliği" hususuna şöyle dikkat çekiyor: "2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında atanan araştırma görevlisi, atandığı günden itibaren, maaşa hak kazanıyor. Emekliliği ve bütün özlük hakları işlemeye başlıyor. Yurtdışına gittiğinde hem maaşını ve hem de bursunu almaya devam ediyor. Fakat 1416 Sayılı Kanun kapsamında yurtdışına yüksek lisans ve doktora için gönderilenlere burs dışında herhangi bir ödeme yapılmıyor. Kendilerine maaş bağlanmıyor ve özlük/emeklilik hakları da başlamıyor."

    DERSLERE ODAKLANAMIYORUZ; STRES İÇİNDE STRES YAŞIYORUZ

    ABD'ye gönderilen MEB bursiyerleri, eğitimlerini tamamladıktan sonra yurt dışında kaldıkları sürenin en az iki katı kadar, devletin uygun gördüğü bir yerde ve işte hizmet vermek zorunda. Öğrencilerin kamu hizmetini reddetmesi ya da eğitimini yarıda bırakması durumunda devletin verdiği burslar (kredi) faiziyle birlikte geri ödeniyor.

    Öğrenciler, kendilerine verilen burs miktarının "açlık sınırının altında" olduğuna da dikkat çekerek bu konuda düzeltme talep ediyor. Maddi sıkıntı dolayısıyla, 'pizza dağıtmak' gibi ek işler yapmak zorunda kalan öğrenciler, derslere odaklanamıyor. Bir MEB bursiyeri, içinde bulundukları 'trajik' durumu 'akademik' olarak şöyle özetliyor: "Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisindeki ilk basamağını aşamadık hala. Ciddi bir stres kaynağı haline geldi bu durum. Ailesinden çok uzaklara gelmiş, yoğun derslerin, dil öğrenmenin, yabancı kültürde yaşamanın zorlukları yanında, bir de maddi sıkıntılar ile sınav ediliyoruz."

    KARARI ÇIKTI; AMA 3 ŞEHRE HALA EĞİTİM ATAŞESİ ATANMADI

    ABD'de yüksek öğrenim gören bursiyerlerin okul taksitleri Maliye Bakanlığı'nın ödenek izni ile MEB tarafından gittikleri üniversitelere direkt yatırılıyor. Öğrencilerin bursları ise her ay Merkez Bankası vasıtası ile New York'taki Vakıfbank şubesine aktarılıyor. New York Başkonsolosluğu bünyesinde faaliyet gösteren eğitim ataşeliği, bursiyerlerin evrak işlemlerini tek tek yaptıktan sonra paralar hesaplarına yatırılıyor. Kısıtlı olan eleman sayısı sebebiyle de New York Eğitim Ataşeliği, aylık bursları zamanında aktarmakta sıkıntı yaşıyor.

    New York Eğitim Ataşeliği'ndeki personel sıkıntısı, bürokratik işlemin çokluğu ve bunların Ankara'nın onayıyla yapılabilmesi, işlemlerin de çok uzamasına yol açıyor. Bir öğrencinin sağlık için yaptığı harcamayı tahsili 6 ayı buluyor. Hiçbir dönem burslarını düzenli olarak alamayan öğrenciler için ekstra harcamalar da apayrı bir maddi külfet anl***** geliyor.

    Resmi Gazete'de yaklaşık iki ay kadar önce yayınlanan ve Chicago, Boston ile Houston'da eğitim ataşeliği açılmasına izin veren kararın ardından buralara MEB henüz bir atama yapmadı. Öğrencilerin tüm işlemleri New York Eğitim Ataşeliği tarafından yürütülüyor. Ancak Ataşelik görevlilerinin özverili çalışmaları da sorunların aşılması için yeterli olmuyor.

    TÜRKİYE'YE DÖNMEYE DE KORKUYORUZ; ÇÜNKÜ…

    Müştekilerin bir başka önemli meselesi ise Türkiye'ye dönüşte ortaya çıkıyor. Bir bursiyer, bu konuda şu ifadeleri kullanıyor: "Türkiye'ye dönmeye korkar hale gelmiş bulunmaktayız. Dönen arkadaşlarımızın görev aldıkları üniversitelerde daha statülerinin belirlenmemiş olmasından kaynaklı problemlerine şahidiz."

    Cihan'a açıklama yapan bir bursiyer, aslında kendilerine yapılan ödemenin burs değil kredi olduğuna dikkat çekiyor. "Aldığımız ücret karşılığı olarak, burada kaldığımız sürenin iki katı kadar devlet adına çalışmakla yükümlü tutuluyoruz, başarısızlık durumunda ise faizi ile ödenmesi söz konusu." diyor.

    MEB bursu ile yurt dışında eğitim alıp ciddi sıkıntı yaşayan öğrenciler sadece ABD'de değil... Cihan'a gönderilen onlarca elektronik postada İngiltere'deki öğrencilerin de Amerika'dakiler gibi aynı sorunlarla boğuşmak zorunda kaldıkları ifade ediliyor. Diğer ülkelerde de benzer sorunların yaşandığı belirtiliyor.

    EV SAHİBİ, EVİ BOŞALTMAMIZI İSTEDİ; BORÇLA YAŞIYORUM


    Bir öğrenci, MEB bursiyerlerine karşı yapılan bir başka çifte standardı şöyle nazara veriyor: "Eğitim ataşeliği, Sandy kasırgası dolayısıyla burslarımızın geç yatacağını sitesinde ilan etti. Oysa Amerika'daki TPAO (Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı) bursluları, burslarını ayın 2'sinde sadece bir gün gecikme ile aldı."

    Bir başka çilekeş bursiyer, "Kira günümüz geçti ve ev sahibi kirayı zamanında ödemediğimiz için evi boşaltmamızı istedi." diye yaşadığı zorluğa vurgu yaparken diğer bir bursiyer şu serzenişte bulunuyor: "Bizim sorunlarımız sadece bursun her ay düzensiz yatması ile ilgili değil. Bazılarımıza aylarca hiç bir ödeme yapılmıyor. Ben en son bursumu ağustos ayında almıştım ve şu an arkadaşlarımdan borç aldığım paralar ile hayatımı ikame ettiriyorum. Eğer bu ay benim hesabıma burs yatmazsa maalesef bürokratik nedenlerden dolayı şubat ayına kadar beklemem gerekecek."

    MEB bursiyerlerinin mağduriyeti konusunda devlet kurumları içinde büyük keşmekeşlik olduğu da iddialar arasında. Bürokrasideki hantallıkların da kendilerini doğrudan etkilediğini dile getiren öğrenciler, Türkiye'nin geleceği adına kendilerine sahip çıkılmasını bekliyor.

Sayfayı Paylaş