yusuf hayaloğlu

Konu 'Alıntı Şiirler' bölümünde hilly tarafından paylaşıldı.

  1. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113



    [​IMG]




    Ayrılık Hediyesi

    şimdi saat sensizliğin ertesi
    yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın
    avutulmuş çocuklar çoktan sustu
    bir ben kaldım tenhasında gecenin
    avutulmamış bir ben...

    şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
    ki bu yaşlar
    utangaç boynunun kolyesi olsun
    bu da benden sana
    ayrılığın hediyesi olsun

    soytarılık etmeden güldürebilmek seni
    ekmek çalmadan doyurabilmek
    ve haksızlık etmeden doğan güneşe
    bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi
    mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun..
    şimdi iyi niyetlerimi
    bir bir yargılayıp asıyorum
    bu son olsun be..bu son olsun!
    bu da benim sana
    ayrılırken mazeretim olsun!

    şimdi saat yokluğunun belası
    sensiz gelen sabaha günaydın!
    işi-gücü olanlar çoktan gitti
    bir ben kaldım voltasında sensizliğin
    hiç uyumamış bir ben...

    şimdi dişlerimi sıkıp
    dudaklarıma kanamayı öğrettim
    ki bu kızıl damlalar
    körpe yanağında bir veda busesi olsun
    bu da benden sana
    heba edilmiş bir aşkın
    son nefesi olsun...

    kafamı duvara vurmadan
    tanıyabilmek seni
    beyninin içindekileri anlayabilmek
    ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü
    bütün saatleri öylece durdurabilmek için
    çıldırasıya paraladım kendimi
    lanet olsun!
    artık sigarayı üç pakete çıkardım günde
    olsun be! ne olacaksa olsun!
    bu da benim sana
    ayrılırken şikayetim olsun

    gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun isterim sende ben gibi yan ömrüne hep ağla hep ağla bu benden son dua bu benden ayrılık hediyesi olsun)​
    Son düzenleyen: Moderatör: 4 Ağustos 2009
  2. windy_rose

    windy_rose Üye

    Katılım:
    29 Ekim 2008
    Mesajlar:
    236
    Beğenileri:
    38
    Ödül Puanları:
    0
    canım çok teşekkürler ya
    en sevdiğim şair. bu şiir defterimde yoktu kesinlikle yazıcam
    emeğine sağlık hilalcim
  3. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    bir veda havası

    Bir Veda Havası

    Vakit tamam, seni terk ediyorum.
    Bütün alışkanlıklardan öteye...
    Yorumsuz bir hayatı seçiyorum.
    Doymadım inan, kanmadım sevgine.
    Korkulu geceleri sayar gibi,
    Birden bire bir yıldız kayar gibi,
    Ellerim kurtulacak ellerinden
    Bir kuru dal ağaçtan kopar gibi.
    Aşk sa bitti, gül se hiç dermedik
    Bul kendini kuytularda hadi dal
    Sen bir suydun, sen bir ilaçtın.
    Hoşçakal iki gözüm hoşçakal.


    [​IMG]

    Vakit tamam seni terk ediyorum
    Bu incecik bir veda havasıdır
    Parmak uçlarına değen sıcaklık
    İncinen bir hayatın yarasıdır
    Kalacak tüm izlerin hayatımda
    Gözümden bir damla yaş aktığında
    Bir yer bulabilsem seni hatırlatmayan
    Kan tarlası gelincik şafağında
    **ümse korktum savaşsa hep kaçtım
    Vur kendini korkularda hadi al
    Seninle bir bütün olabilirdik
    Hoşçakal iki gözüm hoşçakal

    yusuf hayaloğlu



    [​IMG]
  4. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    benim hayatım bu adam...o kadar harika ki..sözLerim bitiyo her şiirini okuyuşumda..

    Sen sağOL
  5. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    hayat nedir anne_?


    [​IMG]
    Hayat Nedir Anne?

    benim hiç sapanım olmadı anne,
    ne kuşları vurdum,
    ne de kimsenin camını kırdım...
    çok uslu bir çocuk değildim ama,
    seni hiç kırmadim, hep boynumu kırdım.
    ben hayatım boyunca
    bir tek kendimi vurdum! ..

    suskun görünsem de,
    fırtınalı ve mağrurdum anne.
    bir mızrak gibi,
    aynada hep dik durdum anne! ..
    ben sana hiç bir gün laf getirmedim,
    leke sürmedim.
    ama göğsümü çok hırpaladım,
    kalbimi çok yordum...
    ben hayatım boyunca, en çok kendimi sordum! ...

    benim hiç sevgilim olmadı anne,
    ne bir yuva kurdum,
    ne bir gün şansım güldü...
    öpemeden bir bebeğin gidişini,
    tükendi gitti çağım...
    kimi yürekten sevdiysem,
    yüreğini başkasına böldü...
    bir muhabbet kuşum vardı,
    o da yalnızlıktan öldü...

    sen beni göğsünde
    hep acılarla mı soğurdun anne?
    yoksa evlat diye,
    koca bir taş mı doğurdun anne?
    eziyet degilim, zahmet değilim,
    musibet hiç değilim;
    bir senin mi balına sinek kondu, söylesene!
    doğurdun da beni,
    ne ile yoğurdun anne?

    benim hiç hayalim olmadı anne...
    ne seni rahat ettirdim,
    ne kendim ettim rahat...
    BİR MUTLULUK FOTOĞRAFI BİLE ÇEKTİRMEDİ BU HAYAT!
    kaybolmuş bir anahtar kadar
    sahipsizim anne...
    ne omuzumda bir dost eli,
    ne saçımda bir şefkat...

    say ki yollardan akan,
    şu faydasız çamurdum anne...
    say ki ıslanmaktım, üşümektim,
    say ki yağmurdum anne!
    bunca yıldır gözyaşlarını,
    hangi denizlere sakladın?
    oy ben öleyim,
    SEN BENİ NE DİYE DOĞURDUN ANNE? ? ?



    yusuf hayaloğlu ​
    by_firar bunu beğendi.
  6. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    işte gidiyorum...



    [​IMG]




    işte gidiyorum

    İşte gidiyorum...
    Karşılıksız bir aşka kurban ettim ömrümü!
    İşte gidiyorum,
    Toprak alsın benim de bu hazin öykümü...

    İşte gidiyorum... gurbet yorgunu gövdemi,
    Çukura kim indirecek?
    İşte gidiyorum,
    Bu menfur cinayeti, şimdi çıkıp kim üstlenecek?

    Çürüdü gözlerim,
    Çürüdü yüreğim, bu yağmurlu şehirde.
    İşte gidiyorum,
    Beni kaldırın, hicranım kalsın teneşirde.

    Size, yüzyallardır sesini kaybetmiş
    Bir türküyü söyleyecektim;
    Ve bir yayla rüzgarı şefkatiyle
    Kirpiğinizin ucundan öpecektim...

    Bir masum türküydü sadece
    Yüz binlerce mağdurun gönlünde;
    Belki söyleriz hep birlikte
    Belki... mahşerin birinci gününde.

    Nasıl sevmiştim hepinizi,
    Nasıl böyle oldu akıbetim?
    Ve nasıl çöle döndü,
    O benim gül-gülistan memleketim?

    İşte gidiyorum,
    Hiçbiriniz, hiçbir dilde beni anlamadınız.
    Ben başımı verdim, sizinse
    İnsafsız bir linç oldu karşılığınız.

    İşte gidiyorum,
    Penceresiz bir dünyanın bilinmez labirentine...
    İşte gidiyorum,
    ''Saçlarındaki yıldızları artık koparabilirsin anne! ''

    Sonunda kaptırdım gönlümü
    **üm denen o kaypak türküye.
    Ve işte kurtuldun benden
    Şen olasın ey sevgilim; Türkiye!

    Elbet benim de vardı,
    Kendime ve yurduma dair umutlarım.
    Belki bıraktığım yerden sürdürür;
    Dostlarım, karım ve çocuklarım...

    Çatladı yüreğim, çatladı sazım.
    Demek ki böyleymiş yazım.
    Sizlere armağan olsun
    Sizlerden ödünç aldığım bu yürek sızım.

    Bu nasıl hapis Tanrım
    Sabah-sabah bu ne hikmet, bu ne sis?
    Kalbime son mermiyi sıkmak
    Sana mı düştü, ey güzel Paris?

    İşte gidiyorum,
    Kalmadı söyleyecek son bir sözüm.
    Dediğiniz gibi olsun be!
    Dediğiniz gibi olsun gözüm!

    İşte gidiyorum,
    Tükenmişti inancım, bu nankör hayata dair.
    Belki benim için birkaç mısra döktürür
    Hayaloğlu diye bir şair! ..

    Yusuf Hayaloğlu
    by_firar bunu beğendi.
  7. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    incinen gurur



    [​IMG]


    İncinen Gurur

    Pencereden baktığımda görüyorum
    Senin yüzün incir yaprağında
    Senin ürkekliğin duvar üstünde yürüyen
    Bir kedinin kıvraklığında

    Aynada dururken görüyorum
    Kırmızı öpüşün sol yanağımda
    Dişimi fırçalarken senin ağzın
    Serin suların berraklığında

    Rakı devrilmiş masalarda yokluğun
    Veya benden önce kalkıp gitmişliğin
    Gece boyu dolandığım barlarda
    Sarhoşlara tekrarladığım adın
    Balıkçı kahvesinde, çorbacıda, kenarlarda

    Dökülmek istemiyorum hayır! ..
    Çingene çiçekçiler habire yaltaklandığında
    Bilmediğim soruların açtığı çukuru
    Yalanlarla doldurmak istemiyorum

    Seni kaybettim galiba
    İki taşın arasında kaldım
    Bu, benim hatam değildi
    Seni ben çook geç tanıdım

    Derin acılar bahçıvanı
    Yüreğime ne ektin böyle...
    Aşk korkağını bağışlar mı?
    Söyle...

    Aramak ne kötü herkeste seni
    Her gözde bulup yanılmak seni
    Ah turuncu rüyalar güzeli
    Hem kendini yok ettin
    Hem beni

    Başka ne acıtabilir içimi
    Yaşım kırkı devirmişken
    Seni böyle patavatsızca sevmişken
    Ve, tam aynayı güneşe çevirmişken
    Başka ne...

    Seni vefasız aşklara bırakıyorum
    Yüzümü kırılan bardaklarda ara
    Düşünme ben ne olurum
    Sanırım bi daha onarılmaz
    İncinen gururum

    Yusuf Hayaloğlu
  8. nazmiye61

    nazmiye61 Üye

    Katılım:
    9 Mart 2008
    Mesajlar:
    559
    Beğenileri:
    71
    Ödül Puanları:
    16
    oF .. :/ süpermiş ya.. sen beni niye doĞurdun anne sonu da mukemmeL ...


    emeĞine sağLık..
  9. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    nerden bileceksiniz..




    [​IMG]

    Nerden Bileceksiniz

    Üstüm başım toz içinde
    Önüm arkam pus içinde
    Sakallarım pas içinde
    Siz benim nasıl yandığımı
    Nerden bileceksiniz.

    Bir fidandım deriildim
    Fırtınaydım duruldum
    Yoruldum çok yoruldum
    Siz benim neler cektiğimi
    Nerden bileceksiniz.

    Taş duvarlar yıkıp geldim
    Demirleri söküp geldim
    Hayatımı yıkıp geldim
    Siz benim neden kaçtığımı
    Nerden bileceksiniz.

    Gökte yıldız kayar şimdi
    Annem beni anar simdi
    Sevdiğim var kanar şimdi
    Siz benim niye içtiğimi
    Nerden bileceksiniz.

    Bir pınardım kan oldum
    Yol kenarı han oldum
    Yanıldım ah ziyan oldum
    Siz benim neden sustuğumu
    Nerden bileceksiniz.

    Ben ardımda yas bıraktım
    Ağlayan bir eş bıraktım
    Sol yanımı boş bıraktım
    Siz benim kime küstüğümü
    Nerden bileceksiniz.

    (Almanya 13.02.2001)

    Yusuf Hayaloğlu
  10. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    Yüzümden firar etti gözlerim




    [​IMG]





    Yüzümden firar etti gözlerim

    yüzümden firar etti gözlerim
    şimdi bir denize bakıyorlar
    dört duvar arasında kalmışım
    yanımdakiler öyle diyorlar

    kafamı çarptığım ranzanın demiri
    ciğerlerimi emen soğuk duvar
    saçımdaki karları çoğaltmışım
    yanımdakiler öyle diyorlar

    görüş günüm olmadı henüz
    daha yeni başlıyor büyük acılar
    ve daha epey ağrıyacakmışım
    yanımdakiler öyle diyorlar

    seni görmeyeceğim artık
    zaten tamamlanmıştı anılar
    ihtimal sabah alınırmışım
    yanımdakiler öyle diyorlar

    gözlerime iyi bakarsın umarım
    günde milyonlarca kez seni ararlar
    diğer tüm hisleri bırakmamışım
    yanımdakiler öyle diyorlar

    yanımdakiler öyle diyorlar

    Yusuf Hayaloğlu

Sayfayı Paylaş