Yusufçuk [C|EH]

Konu 'Bilgi Köşesi' bölümünde ceh13 tarafından paylaşıldı.

  1. ceh13

    ceh13 Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    26 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    148
    Beğenileri:
    43
    Ödül Puanları:
    0

    Yusufçuk (Anisoptera),

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    takımına ait, kanatlarını dinlen vs vs vs eğlenceli kısmına gelelim buralarıda okumak isteyen varsa

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    buyursun

    Yusufçuklar çok muhteşem yaratıklardır yumurtadan ölümüne kadar 6 ay ile7 yıl arası değişebilir. Bir böcek için 7 yıL çok değilmi ya .D

    Dişi yusufçuklar yumurtalarını su kenarlarına ya da su içind.eli bitkilerin üzerlerine yumurtlarlar ya da uçarken suya serpiştirir.(Kadın işte hiç özenle iş yapmak yok serpiştir gitsin .D)

    Yumurtadan çıkan ve "

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    " adı verilen yavru yusufçuklar yaşamlarının büyük bir bölümünü su altında geçirirler
    (mesela 7 yıl yaşıyorsa 5 yılı suda geçiyormuş yanlış hatırlamıyorsam) ve solungaç bezneri organları ile soluk alırlar.

    Genelde omurgasız hayvanları ve zaman zaman da

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ile

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    yavrularını yakalayarak beslenirler. Çok hızlı hareket yeteneğine sahiptirler. Avlarını yakalayabilmek için diğer canlılarda rastlanmayan organlara sahiptirler.
    (Bu yeteneklerini dişileri etkilemek içinde kullanıyorlardır kanımca)

    Yusufçuklar suda gelişimlerini bir yıl içinde tamamlar ve sudan çıkarak uygun bir yere tırmanırlar. Derilerinin sırtları boyunca yarılmasını beklerler ve bu işlemden sonra yarılan derinin içinden yetişkin yusufçuk çıkar. İlk anlarda küçük olan kanatları ve gövdeleri kısa sürede gelişir ve olması gereken boyutlarına ulaşır. (İşte bu anı izlemeye değer bulursam video koycam doğa harikası birşey)

    Fakat renklerinin olması gereken parlaklık düzeyine ulaşması için saatler ya da günler geçmesi gerekebilir. (O güzellik doğuştan gelmiyormuş kendileri çabalıyorlarmış demek ki)

    Yetişkin yusufçuklar sadece uçarak avlanırlar, (show yapmayın inin aşağıya bi gösterecem size .D) havadayken birçok uçan zararlıyı (insan giriyormu buraya?) yerler. Yarım saat içinde kendi ağırlıklarına eşit oranda besin tüketebilmeleri mümkündür. ( Maşşallah Allah'tan boyutları çok büyük değiL.)

    Yusufçuklar genelde güneşli havalarda uçmayı tercih ederler. Görme duyuları çok gelişmişdir. Birbirlerine birleşmiş olan petekgözleri yaklaşık 1000 ayrı "göz"den oluşur.
    (Bin tane göz bende olsa benim görmemde çok gelişmiş olur ama çok laf olur Bingöz ws. )

    Kanatları gövdelerinin üst kısımlarında bulunur ve genelde saydam iki çift kanatları olur. Bilinen 500 dolayında alt türü bulunur ve en çok tropik iklimde yaşarlar. (500 tane özenti bulunur diyor kısaca, gerçektede öyle bi tane sanatçının milyonlarca özentisi var.)

    Kimilerinin uçuş hızı saate 95 kilometreyi bulabilir. (O boyda o hız, radara yakalanmaz inşallah)Ayrıca Yusufçuk böceklerinin dişileri çiftleştikten sonra erkek yusufçuk böceğinin kafası ile beslenirler.(Câni kadınlar ne istiyorsunuz erkeklerden)Bu yüzden tüm erkek yusufçuk böcekleri sadece 1 defa çiftleşebilirler. (O kadar kur yap kız tavla sonra kafanı kessin :mad: )Yusufçuk böceklerine

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    kız böceği, helikopter böceği de denildiği gibi gövdeleri ince olan türlere iğnecik de denir. yusufçuk böceğinin beyni inanımaz bir hızda işler. Fakat gördükleri herşeyi ağır çekimde algılılarlar.
    (O kadar göz olunca hızlı çekim kamerası gibi görüyorlar saniyede 1000 kare mesela)Renkleri de ayırt edebilirler ama diğer hayvanlar kadar güçlü değildir. Görme algıları harekete çok duyarlıdır. Bu nedenle öldürme konusunda çok atik ve serttirler.(Kadınlar bişi yapmıyordur Allah bilir, erkek geliyo kadını besliyo sonra gel çocuk yapalım diyo kelle gidiyo adaletmi bu şimdi ya )

    tr.wikipedia dan alıntı bu kadar gelelim başka bi sitedeye

    Yakala, salla, ısır, ikiye ayır ve at gitsin... Yusufçukların sıra dışı kur ritüelleri, evrimleşmelerine ışık tutuyor.(Biz bu kadar gelişemedik ya daha sadece yakala salla ısırdayız .D)

    Sımsıcak bir yaz gününde ilginç hareketlerini görmüşsünüzdür. Erkek yusufçuk sazlarla çevrelenmiş bir göletin herhangi bir yerinde, bir dişiyi izlerken örneğin... Aynen yıldırımın kolları gibi.(Çok ormantik)Ya da çizgileri ile kaplanı andıran bir sarı çizgili helikopter böceği, boşluğa dalışlar yapıp, döner; incecik kanatlarını parlatır ve bir eş bulup onunla gökyüzüne doğru yükselirken... Hatta belki de birbirine kenetlenmiş göz kamaştıran bir çift yeşil helikopter böceği gece karası suların üzerinde tek vücut olup döner; erkek, dişiyi bir ok gibi önce öne sonra geriye en son da göğe doğru çekerek helikopter ustalarının dahi yalnızca hayal edebilecekleri bir çeviklikle peşinden sürüklerken...(Yorum yaparsam kırmızı mesaj gelir kesin.D)Uzaktan bakıldığında yusufçukların ayini andıran kurları ve çiftleşmeleri zararsız, hatta romantik görünür.(Erkekeler romantik ama kadınlar öldürüyormuş işte işi bittimi BB diyorlar :mad:)Ancak çiftleşme oyunlarına yakından baktığınızda tahmin edildiğinden daha sert bir cinsel taciz ve mücadele öyküsü çıkar karşınıza. (Kesin kadınların elinden kurtulanlar yapıyordu böyle birşey)Mücevher kanatlı su bakirelerini (Calopteryx splendens) ele alalım. (Kadın kısmı değilmi kanadı bile mücevher)Bu türün bazı erkekleri kur yapma gibi şeylerle hiç ilgilenmez(Hehe t. çoşkuncuları diyo galiba); güneşin altında ısınan tedbirsiz dişileri, hatta larva derisinden yeni çıkmış ve hâlâ ıslak görünen erginleşmemiş dişileri kapmaya çalışırlar. "Hırsız" olarak anılanları, şiddetli darbelerle asılarak ve ısırarak çiftleşenlere (ee önüne gelene s.ç.s derse böyle olur sonu) saldırır ve onları birbirinden ayırır. "Suda pusuya yatanlar" olarak adlandırabileceğimiz bazılarıysa çiftleşmek için aradığı dişiyi –dişinin o süreçte suda boğulması olasılık dahilinde olsa da– tam yumurta bırakırken yakalar. Bu durumda dişilerin payına düşense, bu oldukça kaba sayılabilecek davranıştan darbeler savurup, zikzaklar çizerek; bir aşağıya ve bir yukarıya doğru kendi etrafında dönerek suya bata çıka hızla kaçmak ya da bazen ölümcül sonuçlar doğurabilecek kadar kararlı bir şekilde mücadele etmektir.
    [​IMG]
    Calopteryx splendens


    Peki dişiler ve erkekler arasındaki savaşın nedeni nedir? Bu sorunun yanıtını arayan bilim insanları, yusufçuklarda, yalnızca garip üreme alışkanlıklarını değil aynı zamanda göz kamaştırıcı renk ve tür çeşitliliğini de açıklayabilecek olan bir içgüdü ve deneyim, işbirliği ve mücadele karışımı görüyor.
    (Dişiler güzel olunca erkekler dayanamayıp saldırıyor işte eski Türk fimlerinde de böyle değiL mi ? )
    Biyolog Philip Corbet, İspanya'da küçük bir gölün güneşli bir köşesinde, her ikisi de harika bir mavi kuyruğa sahip, biri gök mavisi diğeri kırmızımsı sarı bir çift kızböceğine kilitlenmiş. "İkisi de, farklı renklere sahip dişileriyle ünlü Ischnura graellsii türünden" diyor. Erkekleri kaba davranışlarıyla tanınıyor. "Çiftleşmeyi sağlama almak için erkek, uçan bir dişiyi yakalıyor ve hatta bazen dişinin kanatlarının gövdesi ile birleştiği yeri ısırıyor."(Erkeklerin sevgisini göstermesi böyle oluyor Profesör onlar seviyorlar birbirlerini .D)

    Ancak bu çift, tıpkı kağıt üzerine çizilen kalpler gibi birbirine kenetlenmiş. Corbet, yusufçukların çiftleşmesini izleyen herkesin evrimsel uyumun olağanüstü bir örneğini göreceğini ifade ediyor. Odonatlar ya da "dişli olanlar" olarak adlandırılan yusufçuklar, su bakireleri ve kızböcekleri, 300 milyon yılı aşkın -yani farklı üreme stratejileri geliştirmelerine yetecek kadar- bir süredir varlık gösteriyor.
    (Bazen Yusufçuklar uçarken bile birleşiyorlarmış aceleli var galiba)

    İşitme duyusu olmayan ve koku alma becerisi sınırlı olan yusufçuğun en büyük varlığı gözleri. Tüm böcekler arasında yusufçukların en büyük bileşik göze sahip olduğu düşünülüyor ve bu özellik onlara avcılıkta inanılmaz bir avantaj sağlıyor.


    [​IMG]
    [​IMG]

    Ergin yusufçukların neredeyse 360 derecelik görüş alanı ve son derece hareketli bir başı var; bu nedenle boyun arkasındaki alan dışında hemen her yeri görüyorlar(Keşke benimde 1000 tane gözüm olsa dicem düşünsenize kafamın heryeri göz
    gözüme vurma abi gözüme vurma)

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...




    Koyu yazılar bilimsel yazılardır normaL olanlar benim yorumum beğendiyseniz devam ederim beğenmediyseniz silerim dicem silemiyorum silersiniz artık



    C|EH
  2. danismahatti

    danismahatti Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    3
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    bişi anlamadım :D

Sayfayı Paylaş