Zarflar..

Konu 'Dil ve Anlatım 11. Sınıf Yazılı Soruları' bölümünde vulnerable tarafından paylaşıldı.

  1. vulnerable

    vulnerable Üye

    Katılım:
    27 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    644
    Beğenileri:
    299
    Ödül Puanları:
    0

    .
    .
    .
    Durum Zarfı
    Miktar Zarfı
    Yer-yön zarfı
    Soru zarfı
    Zaman zarfı

    Bunların hepsine 60 şar örnek verebilir misiniz ? :(

    60 şar tane olması gözünü korkutmasın. Ben bundan kötülerini de gördüm de :D

    Yapabildiğiniz , bulabildiğiniz kadarını paylaşmanız bana çok yardımcı olacaktır..

    .
    .
    .
  2. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.623
    Beğenileri:
    4.563
    Ödül Puanları:
    113
    1)DURUM ZARFLARI
    Fiilleri veyafiilimsileri, nitelik, sebep, kesinlik, olasılık, yineleme, yaklaşıklık gibi
    anlamlarla belirten zarflardır.Fiile nasıl sorusunu sorarak buluruz.

    *O hızlı koşardı [Nasıl koşardı?]
    *Çok tatlı gülümsüyor [Nasıl gülümsüyor?]
    *Bu günler zor geçecek [Nasıl geçecek?]
    *Ali denizini yüzerek geçti (N)
    *Bu gece yıldızlar pırıl pırıl yanıyordu (N)
    *Öfkeyle kalkan, zararla oturur.(N)
    *Ağlamaktan göz pınarları kurudu (S)
    *Tüm bu acılara onu sevdiği için katlanıyor(S)
    *Seven bu gönül seni asla terk etmeyecek(K)
    *Bahar rüzgârınınşarkısı hiç susmaz burada (K)
    *Şu an belki kuşlar bizim şarkımızı söylüyordur(O)
    *Adana ya geldiğinde herhalde bizimle kalır(O)
    *Sahnedeki sanatçıyı hayranlıkla izliyor.
    *Beni iyi dinle, sonra pişman olursun.
    *Çocuklar odalarında sessiz sessiz oynuyor.
    *Kapıyı çalıp yavaşça girdi.
    *Eğri oturalım, doğru konuşalım.
    *Düşüncelerini ne güzel dile getirebiliyorsun!
    *Çocukça hareket ediyorsun.
    *Böyle gelmiş, böyle gider.
    *Söyleyeceksen böyle söyle.




    2)YER-YÖN ZARFLARI (Nere(ye)?
    Fiilleri veya fiilimsileri yer-yön bakımından belirten zarflardır.

    *Yukarı çık bende geliyorum.
    *Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık.
    *Küçücük çocuğu hemen yukarı çıkardık.
    *Odasının penceresinden içeri baktım.
    *Biraz yürüdükten sonra geri dönmüş.
    *Araba çok fazla ileri gitmiş.
    *Az beri gelirsen arkadaşında oturur.
    UYARI: Yer-yön zarfları çekim eki alırsa adlaşır.
    *Işık, perdenin kenarından içeri sızıyordu.(Z)
    *Işık, perdenin kenarından içeriye sızıyordu.(A)
    *Az önce dışarı çıktı.
    *Adam bir adım geri çekildi.
    *İleri atılıp sellercesine, göğsünden vurulup tam ercesine.
    *Bırak bekle, asansör yukarı çıkıyor.
    *Arkadaşlar, içeri girer misiniz?
    *Sesi duyar duymaz aşağı indim.
    *Dışarı çıkmak için uğraşıyordu.
    *Arabayı biraz daha ileri park et.
    *Beri gel, barışalım.
    *Bu yoldan geri dönülmez.
    *Düşmana doğru ilerlediler.





    ZAMAN ZARFI
    *Tatilden dün dönmüşler.
    *Akşama bizde toplanıyoruz.
    *Artık burdan gitmelisin.
    *Demin buradaydı, şimdi yok oldu.
    *Geç fark ettim, taşın sert olduğunu.
    *Yıllar önce değil ağaç, bir yeşil ota bile rastlayamazdık.
    *Kışın giyeceğim diyerek ucuzluktan bir sürü kazak aldı.
    *Yirmi yaşında evlenip çoluğa çocuğa karışmış.
    *Az önce gitmişti.
    *Sonra uğrarsınız.
    *Henüz işimiz bitmedi.
    *Artık buralara gelmeyeceğim.
    *Yarın geleceklermiş.
    *Okulu gelecek sene bitireceğim.
    *Kâmil dün akş> telefon etti.
    *Ayda bir uğrar buralara.
    *Toplantı iki saat sürdü.
    *İnsanların vefasızlığını geç anladım.




    MİKTAR ZARFI
    Çok yedim, daha fazla yiyemem.
    Olanlara fevkalade sevindim.
    Çok çalışıp az dinlenirdi.
    Bir dahaki sınava daha iyi hazırlan.
    Ondan daha iyi bir insana rastlamadım.
    Ali en iyi, en akıllı öğrenciymiş.
    Son günlerde gayet sakin bir çocuk olmuştu.
    Adlar ikileme oluşturarak azlık-çokluk zarfı yaratabilir.
    Benim kadar çalışırsan başarılı olursun.
    O da babası gibi yürüyor.
    Cennet kadar güzeldi vatanımız.
    Bu kadar çok çalışmak niye.
    Beş dakika kadar dinlenelim.
    Yemeği biraz fazlaca yemişim.
    Ayakkabısı azıcık dar geliyormuş.
    Düne göre azıcık iyileşmiş.





    SORU ZARFI
    Parandan ne kadar harcadın?
    Neden her şeyden beni sorumlu tutuyor?
    Ne diye ağlayıp duruyorsun?
    Oradan ne zaman gelecekmiş?
    Akşam eve kaçta gelirsin?
    O nasıl konuşuyor öyle?
    Siz ne biçim konuşuyorsunuz?
    Daha ne kadar bekleyeceğiz?
    Niçin bunları bana veriyorsun?
    Bu saate ne gezip duruyorsunuz?
    İşleri ne zaman bitireceksiniz?





    Bu kadar bulabildim tatlım , buldukça eklerim.
    Umarım işine yarar. :)
    İyi çalışmalar :)
    vulnerable bunu beğendi.
  3. vulnerable

    vulnerable Üye

    Katılım:
    27 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    644
    Beğenileri:
    299
    Ödül Puanları:
    0
    Süper .. 3 te biri gitti sayılır ödevin xD

    Bende biraz buldum ..Ama sayıyı tamamlayamadım xD :/ Pazartesiye kadar sürem var :) Sagol :)
  4. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.623
    Beğenileri:
    4.563
    Ödül Puanları:
    113
    Tamam tatlım. Buldukça eklerim.
    Rica ederim :)
  5. *.Sinnlos Ein Sturm.*

    *.Sinnlos Ein Sturm.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    16 Nisan 2010
    Mesajlar:
    905
    Beğenileri:
    6.732
    Ödül Puanları:
    0
    2. Zaman Zarfları
    Fiillerin anlamını zaman yönünden tamamlayan zarflardır.
    Özellikleri ve Örnekler
    Fiile (veya zarfı olduğu başka kelimelere) sorulan "ne zaman", "ne kadar süre" sorusuna cevap verir.
    Zaman zarfları, zarf olarak kullanılan çeşitli zaman isimleridir.
    Çekimsizdirler. İsim çekim ekleri alırlarsa zarf olmaktan çıkarlar.
    Başlıcaları şunlardır:
    "dün, bugün, yarın, şimdi, gece, gündüz, güpegündüz, gündüz gözüne, cuma günü, haftaya, önceki gün, akşam, sabah, akşamleyin, sabahleyin, az önce, geç, iki gün, iki saat, on dakika, iki günde, iki saatte, uzun süre, uzun zaman, biz gelmeden, demin, henüz, hâlâ, daha, gene, yine, artık, sonra, evvelâ, daima, hep, henüz, hemen, geceleri, sabahları, önceden, ayda bir, buraya gelmeden, anlatırken, yaşarken ..."
    Az önce gitmişti.
    Sonra uğrarsınız.
    Henüz işimiz bitmedi.
    Artık buralara gelmeyeceğim.
    Yarın geleceklermiş.
    Okulu gelecek sene bitireceğim.
    Kâmil dün akşam telefon etti.
    Ayda bir uğrar buralara.
    Toplantı iki saat sürdü.
    İnsanların vefasızlığını geç anladım.
    "-leyin" eki sınırlı sayıda zaman zarfı yapar:
    sabahleyin, akşamleyin...
    "-lErİ" eki zaman isimlerine gelerek -iyelik anlamı taşımaksızın- "her " anlamı katacak şekilde zaman zarfı yapar:
    sabahları, akşamları, önceleri, ikindileri...
    "-İn" eki de zaman isimlerine gelerek zaman zarfı yapar:
    yazın, kışın, ilkin, güzün...
    "-E, -dE, -dEn" ekleri ve bu eklerle birlikte bazı edatlar zaman zarfı yapar:
    Yola çıktık; akşama geliriz sanırım.
    Bayramlarda bütün aile bir araya toplanır.
    Azıklarınızı geceden hazırlamıştım.
    Edat barındıran ve fiilin başlangıç ve bitiş zamanını bildiren zarflar edat tümleci olarak da değerlendirilebilir.
    Sabahtan beri burada bekliyoruz.
    Akşama kadar geri döner misin?
    Günlerden beri yağmur yağıyordu.
    Kar akşama kadar yağabilir.
    Zaman anlamı taşıyan zarf-fiiller ve zarf-fiil grupları da zaman zarfı olarak kullanılır:
    Buraya gelmeden haber verin.
    Bizi karşısında görünce şaşırdı.
    Yaşadıklarını anlatırken gözleri yaşardır.
    İstanbul'a geleli iki yıl oldu.
    3. Yön Zarfları
    Yalın hâlde kullanılarak fiilin yönünü (failin yöneldiği yeri) belirten zarflardır:
    Özellikleri
    Çoğu "-Erİ" ekiyle yapılmıştır.
    "ileri, geri, beri, doğru, içeri, dışarı, aşağı, yukarı."
    JBu zarflar eksiz kullanılır. Yönelme, bulunma, ayrılma hâl ekleri getirilirse dolaylı tümleç olur. Hâliyle isim olarak kullanılmış olur. Aynı kelimeler sıfat olarak da kullanılabilir.
    Ahmet içeriye girdi. (isim; dolaylı tümleç)
    İlerisi çok güzel. (isim; özne)
    İleri ülkeler daha demokratiktir. (sıfat)
    Doğru söz, aşağı yol, yukarı kat, geri hatlar... (sıfat)
    Örnekler
    Arkadaşlar, içeri girer misiniz?
    Sesi duyar duymaz aşağı indim.
    Dışarı çıkmak için uğraşıyordu.
    Arabayı biraz daha ileri park et.
    Beri gel, barışalım.
    Bu yoldan geri dönülmez.
    Düşmana doğru ilerlediler.
    4. Miktar Zarfları
    Fiillerin, fiilimsilerin, sıfatların ya da başka zarfların anlamlarını ölçü yönünden tamamlayan, artıran, azaltan zarflardır.
    "en, daha, pek, çok, az, biraz, kadar, denli, gibi, fazla..."
    Özellikleri ve Örnekler:
    Fiile veya sıfata sorulan "ne kadar?" sorusunun cevabıdır.
    Kendilerinden önceki ya da sonraki kelimeyle birlikte söze eşitlik, üstünlük, en üstünlük, aşırılık, karşılaştırma anlamları katar.
    Benim kadar çalışırsan başarılı olursun. (eşitlik)
    O da babası gibi yürüyor. (eşitlik, benzerlik)
    Cennet kadar güzeldi vatanımız. (eşitlik, benzerlik)
    Bu kadar çok çalışmak niye. (eşitlik)
    Beş dakika kadar dinlenelim. (eşitlik, yaklaşıklık)
    Yemeği biraz fazlaca yemişim. (biraz: eşitlik; fazlaca: aşırılık)
    Ayakkabısı azıcık dar geliyormuş. (eşitlik, aza yakın)
    Düne göre azıcık iyileşmiş. (eşitlik, aza yakın)
    "en" kelimesi aşırılık, en üstünlük anlamı verir:
    En yakın arkadaşı benim. (en üstünlük; sıfattan önce)
    En çok çalışan canlı karıncadır. (en üstünlük, zarftan önce)
    "daha" kelimesi karşılaştırma, üstünlük anlamları katar.
    O senden daha çabuk bitirdi. (üstünlük; zarftan önce)
    Daha güzel bir araba aldı. (üstünlük; sıfattan önce)
    Not: "daha" kelimesi zaman ve "başka" anlamı da katabilir. "bir" kelimesiyle birlikte yineleme zarfı olur:
    Songül daha telefon etmedi. (zaman zarfı, henüz anlamında)
    Buralara bir daha gelebilir miyiz? Yineleme zarfı
    Hepsini aldınız, daha ne istiyorsunuz? ("başka" anlamında)
    "çokça, çok, pek çok, çok az, gayet, fazla, fazlaca, epey" kelimeleri aşırılık anlamı katar.
    Bugünlerde çok az uyuyor.
    Gayet çalışkan bir insandı.
    Dergiyi çıkarmak için epey çalıştık.
    Adem pek akıllı bir çocuktur.
    Fazla okuyor, gözleri bozulacak.
    "eksik, seyrek, sık" kelimeleri işin ne kadar sıklıkla yapıldığını belirtir:
    Bugünlerde sık görüşüyoruz.
    Parayı iki milyon eksik vermiş.
    Eskisi gibi değil; seyrek uğruyor.
    "aşağı yukarı, şöyle böyle" ikilemeleri "yaklaşık" anlamı katar.
    Bursa'da aşağı yukarı bir ay kaldık.
    Ankara'ya geleli şöyle böyle 9 yıl oldu.
    5. Soru Zarfları
    Eylemin anlamını soru yoluyla belirten zarflardır, daha doğrusu diğer zarfları ve cümledeki zarf tümlecini bulmaya yarayan soru kelimeleridir.
    Özellikleri ve Örnekler
    Diğer zarf çeşitlerinin çoğunun soru şekli vardır.
    "ne zaman, ne kadar, nasıl, niçin, ne diye, ne, ne biçim, nice, ne denli"
    Soru cümlesi yapar:
    Akşam eve kaçta gelirsin?
    O nasıl konuşuyor öyle?
    Siz ne biçim konuşuyorsunuz?
    Daha ne kadar bekleyeceğiz?
    Niçin bunları bana veriyorsun?
    Bu saate ne gezip duruyorsunuz?
    İşleri ne zaman bitireceksiniz?
    ]İçinde soru zarfı bulunan bütün cümleler soru cümlesi değildir:
    Eve kaçta geleceğimi şimdiden söyleyemem.
    Ne iyi insanlar bunlar...
    Ne güzel söyledi.

    Bunlar da işine yarayabilir...
  6. *.Sinnlos Ein Sturm.*

    *.Sinnlos Ein Sturm.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    16 Nisan 2010
    Mesajlar:
    905
    Beğenileri:
    6.732
    Ödül Puanları:
    0
    Zaman zarfları [değiştir]
    Fiillerin anlamını zaman kavramı yönünden sınırlandırırlar.Fiile sorulan "ne zaman" sorusuna cevap verir; yarın, kışın, akşamleyin, sabah, daha, henüz, hiçbir zaman, geç, er, yine vb.
    "Bugün okula gitmedim."
    "Yola çok geç çıktık."
    "Eve henüz varamadık."
    Bazı sözcükler zarf gibi görünmesine rağmen fiilin bir parçasıdır:
    "Yine geç kaldın." ("geç kalmak" fiildir)
    Yer-yön zarfları [değiştir]
    Bir fiilin veya zarfın anlamını yer veya yön belirterek etkileyen zarflardır, fiile sorulan "nereye" sorusuna cevap verir. aşağı,içeri, beri, ileri, geri, öte, karşı vb. Sayıları diğer zarflara kıyasla oldukça sınırlıdır.
    "Vazoyu fazla ileri itme"
    "Yukarı çıkın lütfen"'
    Yer yön zarfları çekim eki almazlar. Sonuna çekim eki gelen bazı sözcükler yer zarfı gibi görünmesine rağmen isim haline gelirler:
    "Işık perdenin kenarından içeri sızıyordu." (Zarf)
    "Kirli ayakkabılarınla içeriye girme!" (İsim)
    Not:Yeryön zarfındaki kelimeler (içeri,dışarı,öte, beri) gibi kelimelere hehangi bir ek geldiği taktirde cümle yeryön zarfı olmaktan çıkar
    Durum zarfları [değiştir]
    Bir fiilin, sıfatın veya zarfın anlamını nicelik ve durum yönünden etkileyen zarflardır: hızlı, tek tek, iyice, sora sora, geze geze, böyle, şöyle vb. durum zarflarının çoğu "nasıl" sorusuna cevap niteliğindedirler. Bu nedenle sık sık sıfatlarla karıştırılırlar. Hemen hemen bütün niteleme sıfatları zarf olarak da kullanılabileceğinden ötürü sayıları oldukça fazladır.
    "Sora sora Bağdat bulunur"
    "Yavaşça yatağa süzüldüm"
    "Bebek mışıl mışıl uyuyordu"
    Miktar zarfları [değiştir]
    Fiilleri, sıfatları ve zarfları miktar, derece, ölçü bakımından etkileyen ve sınırlayan zarflardır: biraz,fazla, çok, daha, en, pek, az vb....
    "Başarılı olmak için çok çalışmalıyım"
    "Pek güzel oldu"
    Cümlede nicelik zarfını bulmak için sıfat veye zarfa "ne kadar" sorusu sorulur.
    Soru zarfları [değiştir]
    Fiilleri ve fiilimsileri soru yönünden etkileyen zarflardır: neden, niye, niçin, nasıl, ne zaman, ne kadar vb.Zarfları bulmak için sorulan soruların tamamını kapsar.
    "Şehrimizi nasıl buldunuz?
    "Yolculuk ne kadar sürüyor?
    "Niçin gökyüzü bu kadar mavi?
    "Sizin bahçeniz niye bu kadar geniş?
    "Neden senin ağzın bu kadar büyük?
    "Buraya nasıl geldin?
    "Elbiseyi nasıl buldun?

    Bunlar da var...
  7. *.Sinnlos Ein Sturm.*

    *.Sinnlos Ein Sturm.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    16 Nisan 2010
    Mesajlar:
    905
    Beğenileri:
    6.732
    Ödül Puanları:
    0
    ZARFLAR (BELİRTEÇLER

    Fiilerin fiilimsilerin sıfaların ya da kendisi gibi zarf olan sözcüklerin anlamlarını “yer-yön, ölçü-miktar, durum, zaman ve soru” kavramlarıyla açıklayan sözcüklerdir.

    1)DURUM ZARFLARI

    Fiilleri veya fiilimsileri, nitelik, sebep, kesinlik, olasılık, yineleme, yaklaşıklık gibi anlamlarla belirten zarflardır.Fiile nasıl sorusunu sorarak buluruz.



    *Manş denizini yüzerek geçti (N)

    *Bu gece yıldızlar pırıl pırıl yanıyordu (N)

    *Öfkeyle kalkan, zararla oturur.(N)

    *Ağlamaktan göz pınarları kurudu (S)

    *Tüm bu acılara onu sevdiği için katlanıyor(S)

    *Seven bu gönül seni asla terk etmeyecek(K)

    *Bahar rüzgarının şarkısı hiç susmaz burada (K)

    *Şu an belki kuşlar bizim şarkımızı söylüyordur(O)

    *Adana ‘ya geldiğinde herhalde bizimle kalır(O)



    UYARI:Bazı durum zarflarını niteleme sıfatları ile karıştırmamak gerekir.



    *Büyük insanlar her zaman büyük düşünür.

    *Soğuk insanlara ben de soğuk davranırım

    *İyi bir üniversiteyi kazanmak için sınavlara iyi çalışmalısın.



    2)YER-YÖN ZARFLARI (Nere(ye)?)



    Fiilleri veya fiilimsileri yer-yön bakımından belirten zarflardır.



    *Aşağı tükürsen sakal,yukarı tükürsen bıyık.

    *Küçücük çocuğu hemen yukarı çıkardık.

    *Odasının penceresinden içeri baktım.

    *Biraz yürüdükten sonra geri dönmüş.

    *Araba çok fazla ileri gitmiş.

    *Az beri gelirsen arkadaşında oturur.



    UYARI:Yer-yön zarfları çekim eki alırsa adlaşır.



    *Işık,perdenin kenarından içeri sızıyordu.(Z)

    *Işık,perdenin kenarından içeriye sızıyordu.(A)



    UYARI:Bazı yer-yön zarflarını işaret sıfatları ile karıştırmamak gerekir.



    *Aradığını yukarı katta bulamayınca yukarı çıkmış.

    *Aşağı mahallede gürültü olunca,apartman sakinleri aşağı inmiş.

    *İçeri zili çalınca öğrenciler içeri girdi.



    3)ZAMAN ZARFLARI (Ne zaman?)

    Fiillerin veya fiilimsilerin anlamını zaman bakımından sınırlandıran sözcüklerdir.



    *Onu daha önce hiç böyle görmemiştim.

    *Mehtabı seyrederdik geceleyin buralarda.

    *Bu akşam rüyamda Leyla’yı gördüm.

    *Biz her gece uğultularını dinlerdik rüzgarların.

    *Benim doğduğum köyleri geceleri eşkıyalar basardı.

    *Bugün çalışan,yarın rahat eder.



    UYARI:Bazı zaman anlamlı sözcükler belirtme durum ekini alırsa adlaşırlar.



    *Bu akşam akşamı seyredeyim bakışlarında.

    *Ne sabahı göreyim,ne sabah görüneyim.



    4)ÖLÇÜ-MİKTAR ZARFLARI (Ne kadar)



    Fiilleri,fiilimsileri,sıfatları veya kendisi gibi zarf olan sözcükleri ölçü-miktar bakımından sınırlandıran sözcüklerdir.



    *Çok bilen çok yanılır.

    *Sen burada biraz bekle.

    *En güzel yıllarımı onun için harcadım.

    *Daha güzel bir dünya için çok çalışmalıyız.

    *Sahilde fazla güneşlendiği için yanmış.

    *Soruları çözerken daha dikkatli olmalısın.



    UYARI:Bazı nicelik zarflarını sayı sıfatları ile karıştırmamak gerekir.



    *Çok insan bunu başarmak için çok çalışıyor.

    *Fazla para insanı fazla rahatsız eder.



    UYARI: “Daha” sözcüğü bir fiilin önünde olduğunda zaman zarfı,kendi gibi zarf olan bir sözcüğün önünde olduğunda ölçü-miktar zarfı olur.



    *Daha iyi bir insanı bulabilmek için daha evlenmemiş.

    *Bizimle daha sakin konuşuyordu.

    *Eve daha gelmemiş.Msn

    5)SORU ZARFLARI

    Fiilleri ya da fiilimsileri soru yoluyla açıklayan sözcüklerdir.

    *Ne zaman bu hayaller bir gün gerçekleşecek?

    *Neden böyle düşman görünürsünüz,

    Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

    *Bu viran yerde nasıl yaşıyorsunuz?

    *Yolun bitmesine ne kadar kaldı?

    *Ne zaman bir köy türküsü duysam,

    Şairliğimden utanırım.”

    *Niçin gökyüzü bu kadar mavi görünür?

    *Neden saçların beyazlamış arkadaş?



    UYARI: “Ne” soru sözcüğü cümle içinde soru sıfatı ve soru zamiri olarak kullanılacağı gibi soru zarfı da olabilir.



    *O karanlık sularda ne gördün?(Zamir)

    *Hiçbir şey olmamış gibi ne susuyorsun?(Zarf)

    *Benimle ne konuda konuşacaksın?(Sıfat)

    *Gel ecel,ne korkarsın sarı çehremden benim?

    *Aşık dediğin Mecnun misali kördür,

    Ne bilsin,alemde ne mevsimdir.(Zarf-zamir)

    *Ne ağlarsın benim zülfü siyahım.(Zarf)

    *Şu dünyada ben ne insanlar gördüm.



    UYARI: “Nasıl” soru sözcüğü bir ismi belirtirse soru sıfatı, fiil ya da fiilimsiyi belirtirse soru zarfı olur.



    *Onun nasıl bir insan olduğunu nasıl anlayabilirim?

    *Gurbette nasıl bir hayat sürdüğünü nasıl bilmiyorsun?

Sayfayı Paylaş